- Akıllı telefonlar gençlerin bilgi konusunda tutumlarını ve tavırlarını olumsuz etkilemektedir. Bilginin değerinin düştüğüne inanan genç sayısı oldukça yüksektir. Günümüzde bilgiyi tanımlayan şey artık “basitlik”, “tekdüzelik”, “anlık işe yararlılık” ve “geçiciliktir”.
- Akıllı telefonların gündelik hayatta güven ilişkisini kuran sevgi ve saygı kavramlarını dönüştürdüğüne inanan gençlerin sayısı yüksektir. Bu aynı zamanda telefonların gençleri gerçek hayattan koparttığına inanan bir kitlenin varlığını göstermektedir.
- Katılımcılar sosyal medya hesaplarını, kolay taşınır ve anlık bağlantı özelliğiyle akıllı telefonlarla takip etmektedir. Akıllı telefon teknolojik araçtan ziyade özneleştirilmiş bir gündelik hayat fenomenine dönüşmüştür.
- Katılımcılar, kendilerini akıllı telefon bağımlısı olarak tanımlamakla birlikte akıllı telefonların özgürlüklerini kısıtladığını da ifade ettikleri tespit edilmiştir.
- Akıllı telefonlar gençlerin hayatlarını kolaylaştırmakta ve bu bakımdan gençlere cazip gelmektedir. Ancak gençlerin büyük bir çoğunluğunun akıllı telefonların tembelliğe sebep olduğu düşüncesine de katıldıkları görülmüştür.
- Kuşkusuz akıllı telefonlarla ilgili dikkat çekilesi noktalardan birisi de telefonların kişiyi kendisiyle ve vicdanıyla baş başa kalmasının önünde büyük bir engel olduğu önermesidir. McSmartphonelaşmanın en belirgin etkilerinden birisi bireyin kendi başına kalabileceği alanın artık yok edilmiş olmasıdır. Akıllı telefon gündelik hayatın her anında öznelliklerin önüne geçmektedir.
- Katılımcıların gündelik hayatta konuşma dilinin eski değerinin kalmadığını ifade ettikleri görülmüştür. Akıllı telefon teknolojisine entegre edilmiş sosyal medya ve sohbet uygulamaları, bireyleri fiziksel olarak hızlanmaya zorladığı gibi düşünsel anlamda zorlamaktadır. Emojiler ve konuşma dilinin kısaltılması, akıllı telefonların dolaylı yoldan gündelik hayata etkisini göstermesi bakımından dikkat çekici bulunmuştur.
- Teknolojinin makineleştirdiği bir gündelik hayatta sosyal ilişkilerin nasıl bir yöne evrildiği önemli bir bağlamdır. Katılımcıların akıllı telefonların bireyleri sosyalleştirdiği düşüncesine katılmadığı görülmüştür. Telefonların sosyal davranışa etkisini olumsuz değerlendiren katılımcılar, gençlerin yüz yüze iletişimlerinin zayıflamasında da önemli bir etkisi olduğunu ifade etmişlerdir.
Akıllı telefonların gençlerin sosyalleşme ve değerleri üzerine etkisi araştırıldı
Karabük Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Adem Sağır ve Karabük Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü öğrencisi Hasan Eraslan, TÜBİTAK 2209-A Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Destekleme Programı kapsamında “Akıllı Telefonların Gençlerin Sosyalleşme ve Değerleri Üzerine Etkisi: Türkiye’de Üniversite Gençliği Örneği” başlıklı araştırma yaptı.
Araştırmada üniversite gençleri, bulundukları şehirler itibariyle İstanbul, Bursa, Ankara, Konya, İzmir, Trabzon, Çankırı, Karabük, Isparta, Aksaray, Elâzığ, Mersin örneğinde seçildi. Çalışma, Türkiye örneğinde akıllı telefonların gençlerin toplumsal tutum ve değerlerine etkisini ölçmüş olması bakımından alanında yapılmış önemli bir çalışma. Çalışmanın nihai sonucu, akıllı telefonların gençlerin gündelik hayat sistemi üzerinde oldukça belirleyici olduğu şeklinde ortaya çıkardı.
Uluslararası Toplum Araştırmaları Dergisinde yayınlanan araştırmanın sonuç bölümünde ‘İnsanlığın dijital devrim ile başlayan yeni hikayesinin sonunun nerede biteceği belirsiz görünmektedir. Bilgiye ulaşma kaygısının arama motorlarına entegre edildiği dijital varoluş alanında, en yoğun etkilenen kuşak da gençlerden oluşmaktadır. Akıllı telefon, dijital varoluş alanının temel kurucu aracıdır ve dönüşümlerin tam merkezinde bulunmaktadır. İnsanların yanlarından ayırmadığı, uygulamalarıyla gündelik hayatı hızlandıran, sosyalleşme ve serbest zaman değerlendirme aracı olan akıllı telefon, Ritzer’den ilhamla toplumun McSmartphonelaşmasına neden olmuştur. O, yazılım ve kodlardan güç alarak bütün dünyayı “dijitalin demir kafesi” içine hapseden toplumsal, kültürel ve kimlik kurucu bir sistemin kendisine karşılık gelmektedir. Bu projenin yola çıkış noktası, bahsi geçen sistemin ve dönüşümün gençler üzerinden okunması kaygısı olmuştur. Çalışma Türkiye’nin farklı üniversitelerinde 1012 gençle yapılmış anket çalışmasının sonuçları kapsamıştır. Çalışmada ortaya çıkan bulgularda altı çizilesi noktaları şu şekilde sıralamak mümkündür.
İLGİLİ HABERLER