Aşağı Sakarya Nehri Su Kalitesinin Sulama Suyu Açısından Değerlendirilmesi

Sakarya Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Rabia Köklü ve Bitlis Eren Üniversitesi, Mühendislik- Mimarlık Fakültesi, Çevre Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Çiğdem Özer Aşağı Sakarya Nehri Su Kalitesini Sulama Suyu Açısından Değerlendirilmesi ile ilgili çalışma yaptı. Artvin Çoruh Üniversitesi Doğal Afetler ve Çevre Dergisinde yayınlanan araştırıma makalesinin Tartışma ve Öneriler Bölümünde ‘Aşağı Sakarya Nehri’nde farklı istasyonlara ait verilerde sulama suyunun farklı fiziko-kimyasal özellikleri, sulama için belirlenen kalite kriterleri ile değerlendirilmiştir. Yapılan değerlendirme neticesinde, tüm istasyonlar için sulama suyu SAR açısından mükemmel, EC, sodyum yüzdesi, MR ve KI açısından iyi, uygun ve izin verilebilir olarak belirlenmiştir. ABD Tuzluluk Diyagramına göre yağışlı ve kurak dönem için ölçülen değerler orta tuzlu- az sodyumlu su ve yüksek tuzlu- az sodyumlu su sınıfını işaret etmektedir. Bu tip sular da sulamaya uygun olarak sınıflandırılmaktadır. Schoeller diyagramına göre yağışlı dönemde katyonlar İS1’de Ca> Na >Mg >K, İS2 ve İS3’de Ca> Mg> Na >K; anyonlar ve SO4>Cl şeklindedir. Kurak dönemde tüm istasyonlarda katyonlar Ca> Mg> Na >K; anyonlar ve SO4>Cl şeklinde dizilim göstermişlerdir. Klorür ve sülfat parametrelerine göre de normal klorürlü su ve normal sülfatlı su sınıfına girmektedir ve bu durum da bölgedeki karbonatlı kayaçlardan gelen su içeriğine işaret etmektedir. Bahsedilen özellikleri ile Aşağı Sakarya Havzası su kalitesi sulama açısından uygun nitelikte su olarak belirlenmiştir. Ancak Toplam sertliğe göre örneklerin çoğu sulama suyu bakımından çok sert su tipindedir. Sulardaki sertliğin yüksek olması, bölgenin Sakarya Nehri ve kollarıyla birlikte oluşmuş alüvyon zemin üzerinde olmasından kaynaklanmaktadır. PS açısından da, yağışlı dönem verilerinin yaklaşık %75’nin, kurak dönem verilerinin de yaklaşık %50’sinin sulama suyu açısından uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Potansiyel tuzlanmanın özellikle bölgede yapılan tarım uygulamalarından, evsel ve endüstriyel deşarjlardan kaynaklandığı ifade edilebilir. Bu nedenle havzada yapılan tarım uygulamaları ve sulama yöntemleri ile nehre yapılan atık su deşarjları kontrol altına alınmalıdır. Ülkemizde henüz sulama sularının sınıflandırılması ile ilgili yönetmeliklerin tamamlanıp yürürlüğe girmemesi de sulama maksadıyla kullanılan su kaynaklarının değerlendirilmesini zorlaştırmaktadır. Her ne kadar bu çalışmada olduğu gibi var olan uluslararası parametreler değerlendirme için kullanılsa da ülkemiz için de su kaynaklarının kalitesinin arttırılabilmesi ve kullanılmış suların yeniden kullanımının sağlanması için en kısa zamanda gerekli çalışmaların yapılması ve ulusal standartlarımızın belirlenmesi gerekmektedir’ ifadeleri yer aldı. Kaynak: http://dacd.artvin.edu.tr/tr/download/article-file/673304
İLGİLİ HABERLER