İstanbul
Açık
23°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Marmara Basın Eğitim SAÜ’de modernleşme teorileri ve İslam Dünyası konuşuldu

SAÜ’de modernleşme teorileri ve İslam Dünyası konuşuldu

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Ortadoğu Enstitüsü tarafından “Moderniteyi Sorgulamak: Modernleşme Teorileri & İslam Dünyası” başlıklı bir konferans düzenlendi.

‘ORMER Sosyal Bilimler Konuşmaları’ kapsamında ORMER Kudüs Salonunda yapılan konferansa İstanbul 29 Mayıs Üniversitesinden Dr. Öğr. Üyesi Oğuzhan Göksel konuşmacı olarak katıldı. ‘Modernlik’ veya ‘modernite’ kavramlarını ‘çağdaş ve güncel olma’ olarak tanımlayan Dr. Öğr. Üyesi Göksel, Batı merkezcilik ve Oryantalizm kavramlarına değinerek, bu kavramların Batı’nın, Türkiye-İslam dünyası sosyal bilim çalışmalarının ve kamuoyunun fikir dünyası üzerindeki hâkimiyetine devam ettiğini belirtti.

Sosyal Darvinci (Evrimci) bakış açısı hakkında bilgiler veren Göksel, “Evrimci bakış açısının Batı dünyasının toplumsal, siyasal ve iktisadi değişim tecrübesine dayanan üç ilham kaynağı vardır. Böylelikle modernleşmenin evrimsel aşamaları olduğu klişesi doğmuştur. Evrimciliğin özü, modernleşmeye ‘normatif değer yargısı’ vermekte yatar. Ayrıca modernitenin öncelikle Batı dünyasında başlayıp, ardından tüm dünyaya yayılması kaçınılmaz bir olgu olduğu iddia edilir” dedi.

İslami Kalvinizm konusuna da değinen Dr. Öğr. Üyesi Göksel, “Max Weber, Kalvinist Protestan etiği ile kapitalizm arasında destekleyici bir korelasyon olduğunu iddia etmiştir. Benzer bir korelasyonun hızla modernleşen Doğu Asya toplumlarında da bulunduğu ortaya atılmıştır. Bu fikirler ve 1980’lerden itibaren Türkiye ve Malezya’nın başını çektiği birçok Müslüman toplumun laikçi-devletçi paradigmadan muhafazakar neo-liberal ekonomi politikalarına dönüşü, İslami Kalvinizm kavramına ilham vermişti. Buna göre Müslüman bir toplum laikleşmeden de sanayileşmiş kapitalist ve demokratik olabilirdi. İslami değerler bu sürece engel değil, destek olabilirdi” diye konuştu.
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *