İstanbul
Açık
23°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Marmara Basın Güncel 'Çocuk istismarcılarına karşı daha caydırıcı yaptırımlar uygulanmalı'

'Çocuk istismarcılarına karşı daha caydırıcı yaptırımlar uygulanmalı'

Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Düzgün, istismar mağduru çocukların sayısının her geçen gün artmakta olduğunu ve önlemlerin de yetersiz kaldığını kaydederek, istismarcılara karşı daha caydırıcı yaptırımların uygulanmasının oldukça elzem olduğunu ifade etti. Ayrıca Düzgün, Sakarya Barosu Çocuk Hakları Merkezi olarak çocuğa karşı yapılan her türlü cinsel istismar, sömürü ve şiddetin karşısında olduklarını belirtti.

Sakarya Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Av. Elif Erdem Düzgün, 18 Kasım Avrupa Çocuğun Cinsel Sömürüsü ve Cinsel İstismarına Son Verme Günü’ne ilişkin basına açıklamalarda bulundu.

Merkez Başkanı Düzgün, “Avrupa Konseyi, 12 Mayıs 2015’te Bakanlar Komitesi’nde aldığı kararla 18 Kasım’ı, “Avrupa Çocuğun Cinsel Sömürüsü ve Cinsel İstismarına Son Verme Günü” ilan etmiştir. Ülkemizin de taraf olduğu Lanzarote Sözleşmesi özellikli olarak çocukların cinsel sömürü, istismar ve şiddetten korunmalarını amaçlayan uluslararası bir sözleşmedir.

Cinsel sömürü ve istismar mağduru çocukların sayısı her geçen gün artmakta ve önlemler ne yazık ki yetersiz kalmaktadır. Hukuk düzeni içerisinde istismarcılara karşı daha caydırıcı yaptırımların uygulanması oldukça elzemdir.

Çocuklar en temiz duygularıyla kolaylıkla güven duydukları, kandırılıp korkutulabildikleri için istismara açıktırlar. Çocukluk çağında maruz kalınan istismar eylemi çocukta travma yaratıp ruhunda derin yaralar açar ve mağdur üzerindeki etkilerini yetişkinlik çağında dahi göstermeye devam eder. Çocuğun yakınlarından biri tarafından cinsel anlamda istismar edilmesi eylemi de maalesef sıkça karşılaştığımız, utanç ve üzüntü ile takip ettiğimiz vakalardan olup, bu durum çocuktaki güven duygusunun daha derinden zedelenmesine, psikolojik olarak daha ağır hasar görmesine sebep olmaktadır. Cinsel istismar mağduru çocuk reddedilme endişesi ve sonuçlarından korkma duygusu ile kendisine yapılan bu çirkin eylemi açıklamaya çoğu zaman çekinse de hiçbir durumda çocuk uğradığı cinsel istismardan sorumlu tutulamaz.

Çocuğa karşı yapılan bu kötü muamele toplumun her kesimini ilgilendiren sosyal bir sorundur. Çocukları cinsel sömürü ve istismara maruz bırakan zihniyeti kabul etmemiz mümkün değildir. Çocukların menfaatlerini en üstün değer olarak kabul etmek, onların psikolojik gelişimlerini sağlıkla sürdürebilmelerine yardımcı olmak amacıyla ve bu doğrultuda çocuğun zarar gördüğü istismarcılara karşı önleyici, koruyucu ve caydırıcı tedbirler almak birincil görevimizdir.

En nihayetinde çocuklar ülkemizin geleceğidir. Onlar cinsel sömürü ve istismardan uzak, duygusal ve psikolojik anlamda sağlıklı ve sevgi dolu bir ortamda özgürce yaşamalıdır. Aydınlık bir gelecek için özgüvenli, duyarlı, çağdaş, hoşgörülü, bilinçli ve sağlıklı düşünebilen sosyal çocuklar yetiştirmek hepimizin sorumluluğudur. Bu anlamda çocuklarımız arasında cinsiyet, ırk, renk, dil, din, milli veya sosyal köken gibi hiçbir ayrım gözetmeksizin onları her türlü sömürü, istismar ve şiddetten korumalıyız. Çocuklarımıza haklarını öğretmeli, kendilerini rahatça ifade edebilmeleri için onlarla doğru, aktif ve açık iletişimler kurmalı, onları sevgi ve merhamet ortamında büyütmeli, mahremiyetin önemi konusunda bilinçlendirmeliyiz.

Sakarya Barosu Çocuk Hakları Merkezi olarak çocuğa karşı yapılan her türlü cinsel istismar, sömürü ve şiddetin karşısındayız. Cinsel sömürü ve istismar mağduru olan her çocuğun ruhen ve fiziken iyileşmesini önemsiyor, hukuki olarak atılacak adımlarda onlara yol arkadaşlığı yapmaktan asla kaçınmadığımızı bir kez daha yineliyoruz” dedi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *