İstanbul
Parçalı bulutlu
23°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Marmara Basın Güncel 'Sakarya’ya özgü mutasyonlar olabilir'

'Sakarya’ya özgü mutasyonlar olabilir'

Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Köroğlu, Covid-19’un bölgesel mutasyonlarla etkisini artırabileceğine işaret ederek, Sakarya’ya özgü mutasyonların ise kaçınılmaz olduğunu söyledi. Prof. Dr. Mehmet Köroğlu, yeni tip koronavirüsün uğradığı mutasyonları ve aşıların mutant virüse olası etkilerini değerlendirdi. RNA moleküllerinin koronavirüslerin genetik kodunu taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Mehmet Köroğlu, “Mutasyon, virüslerin genetik kod dizisinde meydana gelen bir değişimdir. Genetik kodlar DNA ve RNA ile taşınabilmektedir. Koronavirüsün genetik kodlarını taşıyan RNA molekülleridir ve bu moleküller, doğası gereği mutasyon oluşumuna daha yatkındır. Grip  (infulenza) ve HIV gibi virüsler RNA virüsleridir, sıklıkla mutasyon geçirirler. Bazı mutasyonlar neticesinde virüste hiçbir değişiklik meydana gelmezken, bazı mutasyonlarda ise virüste yapı veya fonksiyon değişikliğine neden olabilirler” ifadelerine yer verdi. “Virüs şimdiye kadar pek çok mutasyon geçirdi” Salgının ilk dönemlerinden beri virüsün birçok değişikliğe uğradığını belirten Köroğlu, “SARS-CoV-2 virüsü Çin’de ilk ortaya çıktığı dönemden beri bilim insanlarınca RNA’sında meydana gelen değişiklikler takip ediliyor. Salgının çok erken dönemlerinden beri virüsün birçok değişikliğe uğradığını ve daha önce de varyantları olduğunu biliyoruz. Dünya Sağlık Örgütüne bildirilen üç belirli varyant oldu. Birleşik Krallık’ta, Güney Afrika’da ve Brezilya’da tespit edildi. Bu varyantların RNA’larında ortak bir değişiklik olduğu öğrenildi, biz buna N501Y mutasyonu diyoruz” şeklinde konuştu. Bilim insanlarının mutant virüslere odaklanmasının her üç varyantın görüldüğü ülkelerdeki vaka sayısındaki artışla ilişkili olabileceğine değinen Köroğlu, “Mutant virüslerle ilgili daha şiddetli hastalığa, yüksek bir ölüm oranına veya herhangi bir farklı klinik belirtiye neden olduklarına dair herhangi bir veri yoktur. Mutasyon aslında insan vücudunda çoğalırken ortaya çıkan bir hatadır. Bir virüste mutasyon meydana geldiyse, bu virüsün bulaştığı kişilerdeki virüslerde de bu mutasyon olacak ve hatta üzerine yeni mutasyonlar meydana gelecektir. Dolayısıyla virüs bir bölgede yayılırken mutasyon geçireceği için yapısında o bölgeye özel mutasyonların geliştiğini görürüz” dedi. “Sakarya’ya özgü mutasyonlar olabilir” Türkiye’ye ve hatta Sakarya’ya özgü mutasyonların olmasının kaçınılmaz olduğundan bahseden Köroğlu, “Mutasyonlar pasaport damgası gibi davranır. Bundan sonra nereye giderseniz gidin, pasaportunuzdaki önceki damgalar nerede olduğunuzu hala gösterir. Moleküler genetikçiler bu bilgiyi koronavirüs ve diğer birçok mikroorganizma için aile ağaçları oluşturmakta, virüsün seyahat rotalarını izlemekte ve bir kişiden diğerine ne kadar hızlı ve kolay yayıldığı gibi soruları yanıtlamakta kullanırlar. Dolayısıyla Türkiye’ye ve hatta Sakarya’ya özgü mutasyonlar olması kaçınılmazdır. Bunun takip edilebilmesi için virüs RNA’sının dizilenmesini gerektiren ileri düzey bir tanı yöntemi kullanılmaktadır. Türkiye’de de başta Halk Sağlığı Kurumu olmak üzere dizileme işlemini yapan çeşitli kurumlar, bölgemize özel mutasyonların ortaya konulması için çalışmalar yapmaktadırlar” diye konuştu. Köroğlu, mutant virüslerin tespiti için çeşitli tanı testlerinin kullanıldığını söyleyerek, Sakarya Eğitim Araştırma Hastanesi laboratuvarında mutasyonu saptamaya yönelik testlerin Ocak ayından beri mevcut olduğunu ifade etti. SARS-CoV-2 için aşının uzun süre koruyucu mu olacağı yoksa belirli aralıklarla aşı içeriğinin değişme gerekliliğinin olup olmayacağı konusunun belirsizliğini korumakta olduğunu belirten Köroğlu, “Salgının dinamikleri değişken, her geçen gün edindiğimiz bilgiler artıyor. Ancak şu noktada, çoğu bilim insanı, şu anda geliştirilmekte ve onaylanmış olan birçok aşının bu üç varyant üzerinde etkinliğinin devam ettiğini düşünüyor. Çünkü bu aşılar, bir dizi antikor ve hücresel aracılı bağışıklık yanıtı ortaya çıkarıyor” ifadelerini kullandı. “Virüsle mücadelede aşı her zaman önem taşıyor” Virüsteki mutasyonun bu aşıları etkisiz hale getirmeyeceğinin düşünüldüğüne değinen Köroğlu, “Şu anda dünyanın dört bir yanındaki laboratuvarlarda bunu doğrulamak için yapılan çalışmalar var. Bu aşıların belki de bu varyantlardan birine veya her üçüne karşı daha az etkili olma ihtimalinde, influenzada olduğu gibi aşıların bileşimini oldukça hızlı bir şekilde değiştirmek mümkün olacaktır” şeklinde konuştu. Virüsün hızla yayılımında mutasyon dışında birçok sebebin olabileceğini ifade eden Köroğlu, “Mutasyon dışında belli bölgede yaşan insanların önlemlere uyumu, iklimi, nüfusu ve benzeri etkenlerde önem taşıyor. Bu durumun sadece mutasyonla ilişkilendirilmeden önce geniş epidemiyolojik çalışmalarla desteklenmesi gerekmektedir. Vatandaşların mevcut önlemlerimiz olan maske, mesafe, hijyen konularında bulaşı önlemek için oldukça etkin silahlar olduğunu unutmamalıdır” dedi.  
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *