İstanbul
Açık
23°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Marmara Basın Güncel SAÜ'de İslam’da Dini Düşüncenin Doğuşu ve İlk Tartışmalar ele alındı

SAÜ'de İslam’da Dini Düşüncenin Doğuşu ve İlk Tartışmalar ele alındı

Sakarya Üniversitesi Akademik ve Sosyal Gelişim Merkezi (SASGEM) ve Dört Kapı Öğrenci Topluluğunun düzenlemiş olduğu konferansın bu haftaki konuğu, İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ekrem Demirli oldu.

SAKARYA

SAÜ Hukuk Fakültesi Konferans Salonunda gerçekleşen konferansta “Klasik Düşünce Okulu: İslam’da Dini Düşüncenin Doğuşu ve İlk Tartışmalar” başlıklı konu ele alındı.

İslam’dan bahsederek konuşmasına giriş yapan Ekrem Demirli, şöyle devam etti: “İslam altıncı ve yedinci asırda dünyanın en verimsiz topraklarında, Mekke’de doğdu. İslam tarihini kendi içinden okuduğunuz zaman, sanki çok büyük hareketler, çok büyük hadiseler oluyormuş gibi geliyor. Mesela Bedir Savaşını, Uhud Savaşını okuyorsunuz, büyük savaşlardan konuşuyormuş gibi, sonra bir rakamsal değerlerine bakıyorsunuz ki 300 kişi saldırmış veya Mekke’den Medine’ye 150, 300 kişi hicret etmiş. Yani dünyada bir ağırlığı yok. Mesela Roma İmparatorluğu’nun rakamları, Çin’in rakamları, Hindistan’ın rakamlarına da baksak, nüfus bakımından dünyada ağırlığı yok. Buna rağmen tarihin en önemli hadiselerinden biri gibi konuşuyoruz.

Dindarların önündeki güçlükler

Bugün dindarların veya genel olarak dini hareketleri anlamanın önünde şöyle bir güçlük var. Bu dini hareketler, çeşitli nedenlerle büyük siyasal, sosyal organizasyonlara dönüştükten sonra biz dini tanıdık. Ama tohum haline döndüğümüzde durumun biraz farklı olduğu gözüküyor.

Kurak topraklardan tepesinde güneş batmayan İslam’a

Kendi adıma İslam meselesini birkaç açıdan ele alabileceğimiz kanaatindeyim. ‘İslam ne yaptı?’ sorusuyla hareket ediyorum ve bunun için şöyle bir soruyu soruyorum. Mekke neydi? Neresidir?

Mekke’ye baktığımızda Kâbe’yi çıkartırsak çok önemli bir uygarlık alanı değil. Kâbe’den kaynaklanan önemli bir alanı var. İslam kaynaklarına göre yeryüzünün ilk mabedi, ilk insanlığın toplandığı yer, mütalaa ediyoruz. Dünya tarihinde önemli olan tek noktası şu; Hindistan ile Akdeniz arasında bir ticaret yolu var. Hindistan’dan Bahreyn gibi yerlere gemiler geliyor. Sonra kara yolu ile Mekke’den Kızıl Deniz’e doğru geçiyor. Bu neden ile Mekke’nin böyle bir ticari ehemmiyeti olmuş. Bu yola Baharat Yolu denir. Ben de şahsen düşünürdüm, baharat dediğin nedir ki yani, Baharat Yolu nasıl bir ticaret yolu meydana getirebilir?

Baharat yolunu sonra okuduklarımdan fark ettim. Bütün eczacılık baharat üzerine kurulu. Yani Avrupa’nın yaşama kültürü tıp, sağlık, gıda gibi alanlarda Baharat Yolu üzerine kurulu. Tüm yaşamsal malzemeler Hindistan’dan geliyor ve Mekke’de malzemeleri saklama ve fuar olanağı sağlanıyor.”

Konferansa Prof. Dr. Ekrem Demirli’ye hediyeleri takdim edilerek son verildi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *