İstanbul
Açık
23°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Marmara Basın Güncel Venedik’ten Bursa’ya

Venedik’ten Bursa’ya

Bursa’nın sınırları içerisinde saklı bir cennet olarak anılan ve yüzlerce canlı türüne ev sahipliği yapan Karacabey Longozu şimdilerde İtalya’nın Venedik şehrinden gelen halkalı bir flamingoya ev sahipliği yapıyor. 2012 yılında İtalya’da yavruyken ayağına halka takılan ve en son 2013 yılında Venedik’te görülen ECPZ kodlu flamingo 7 yıl aradan sonra Karacabey Longozunda Doğa Fotoğrafçısı Alper Tüydeş tarafından görüntülendi.

Her yıl yüzlerce türde binlerce kuşun akın ettiği Karacabey Longozu kış aylarında yüzlerce flamingoyu da içerisinde ağırlıyor. Yazın üremek için kuzeye çıkan bu kuşlar sonbaharla birlikte kışı geçirmek için daha güneye göç ediyorlar. Bölgede 10 yıldır yaptığı gözlemlerle yaban hayatına ışık tutan ve çektiği fotoğraflarla bölgeye dikkat çeken Alper Tüydeş, daha önce aynı bölgede halkalı bir leylek fotoğraflamış ve bin 700 kilometre uzaklıkta Almanya’da halkalandığı bilgisine ulaşmıştı. Tüydeş bu kez aralık ayında, ayağında ECPZ kodu yazan halkalı bir flamingo fotoğraflamış ve ardından bu verileri yurt dışındaki bağlantılarına ulaştırmıştı.



Cevap bu kez İtalyanlardan geldi

Tüydeş’in mailine kısa bir süre sonra İtalyan araştırmacı Marco Scutell’dan yanıt geldi. Gelen bilgiler doğrultusunda Tüydeş yaptığı açıklamada, "İtalyan araştırmacılar Karacabey’de fotoğrafladığım flamingoyu 2012 yılında Ferrare şehrindeki PO Delta Park’ta yumurtadan yeni çıkmış bir yavruyken halkaladıklarını bildirdi. Daha sonra bu flamingomuz 1 yaşında iken bu kez dünyaca ünlü Venedik şehrinin kıyılarında başka bir kuş gözlemcisi tarafından görülmüş. Ancak 2013 yılından sonra bu flamingodan bir daha haber alınamamış. Aralık sonunda ise yaptığım arazi çalışması sırasında kuşu fark edip halka numarasını okuyunca hemen bilgilerini uluslararası veritabanları ile paylaştım. Çok geçmeden kuşun hayat hikayesi bana İtalyan Araştırmacı Marco Scutella’dan geldi" dedi.

Kış aylarında bine yakın flamingonun görüldüğü Kocaçay Deltasında yazın hepsinin göç ederek buradan ayrıldığını ifade eden Tüydeş, "Bu kuşlar her yıl toplam 3 bin kilometre yol kat ederek alan değiştiriyorlar. Flamingolar sürüler halinde göç ederler. Muhtemelen buradaki bine yakın flamingo Venedik sahillerinden buraya geliyorlar. Göçmen kuşların kullandığı alanları kollamanın ne denli önemli olduğunun bir başka göstergesi bu. Bu yorgun kuşların yaza çıkabilmesi ve bu kadar uzun mesafe göç edebilmeleri için çok iyi beslenip dinlenmeleri gerekiyor. Doğaya bakış açımıza bunları da dahil etmekte fayda var" diye konuştu.



Halkalama çalışmaları kuş araştırmalarında önemli bir etken

Kuş araştırmacıları tarafından çeşitli yöntemlerle yakalanan kuşlar, ayaklarına takılan halkalar ile kayıt altına alınıp, daha sonra doğaya bırakılarak ikinci kez dünyanın farklı bir noktasından geri bildirim gelmesi bekleniyor. Geri bildirimi zor ve şansa kalmış bir yöntem olsa da maliyet açısından en uygunu olduğu için sıklıkla dünya genelinde bu yöntem kullanılıyor. Bunun yanında bazı kuruluşlar bunu uydu vericili cihazlarla anlık olarak da yapabiliyor.

Kayıp flamingoyu Karacabey Longozu’nda fotoğraflamayı başaran kuş gözlemcisi Alper Tüydeş, "Dünya üzerinde araştırmacılar halkalama yöntemi ile göçmen kuşlar hakkında daha fazla bilgi toplamaya çalışıyor. Ancak bu durum samanlıkta iğne aramaya benziyor. Halkalanan kuşların çoğundan bir daha haber alınamıyor. Çünkü o kuşu görüp ayağındaki halkanın okunması oldukça zor. Okunan numaranın doğru kişilere ulaştırılması ise işin bir diğer güç yanı. Bilimsel araştırmalara katkı sağlayabilmek için buna gördüğüm kuş türlerinde sıklıkla dikkat ediyorum" dedi.

Ayağında halka olan yaban kuşu görüldüğünde ne yapılması gerektiğini anlatan Alper Tüydeş, "Bu bazen büyük bir kuş da olabilir, küçük bir kuş da. Ayağında halka olan bir yaban kuşu gördüğünüzde lütfen bu işle alakalı çevrenizdeki kişilere bilgi ulaştırın. İnternette arama motorlarına ’kuşbilimci’ bile yazdığınızda bir sürü kurum, kuruluş, sivil toplum örgütü, ornitolog çıkıyor. ’Ben şu mevkide ayağında halka bulunan bir kuş gördüm’ diye haber verirseniz bu araştırmalara önemli katkı sağlamış olursunuz. Bu kuş ölü dahi olsa geri bildirim mutlaka yapılmalıdır. Çünkü ornitologlar (kuş bilimciler) kısıtlı imkanlarla önemli çalışma yürütüyorlar ve çabalarının karşılığını oldukça zahmetli süreçlerden geçerek alabiliyorlar. Bu ornitoloji (kuş bilimi) için çok değerli. Bu tamamen canlıya, hayvana hatta habitatın bir parçası olan insana büyük bir hizmet. Halkalı kuşların bildirilmesi, doğa için yapılacak önemli bir katkı" şeklinde konuştu.
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *