SON DAKİKA

Büyükşehir’den Sakaryaspor’a DÜKKAN54

Adapazarı, Güncel, Marmara, Sakarya, Sakarya

KSO Başkanı Zeytinoğlu Sanayi Üretim Endeksini Değerlendirdi

İzmit, Kocaeli, Kocaeli, Kocaeli, Marmara, Sektörel

Sakarya Büyükşehir Europe Cup’ta parkeye çıkıyor

Adapazarı, Erenler, Hendek, Marmara, Sakarya, Sakarya, Sakarya, Sapanca, Serdivan, Spor

Başkan Kafaoğlu ‘Biz Ne Sıkıntılar Atlattık’

Balıkesir, Balıkesir, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, Belediye, Güncel, Marmara

Batı Nil Virüsü tartışıldı

Bu haber 12 Ekim 2018 - 13:06 'de eklendi ve 220 kez görüntülendi.

Sakarya İl Sağlık Müdürlüğü ile Sakarya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü tarafından “Batı Nil Virüsü Enfeksiyonu ve Ülkemiz” konulu panel gerçekleştirildi.

SAKARYA

Sakarya İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Aziz Öğütlü’nün yönettiği panele, Prof. Dr. Mustafa Altındiş, Prof. Dr. Oğuz Karabay, Prof. Dr. Hasan Eker Biçer, Prof. Dr. Ertuğrul Güçlü konuşmacı olarak katıldı.  Aile hekimlerinin dinleyici olarak katıldığı programda Batı Nil Virüsüyle ilgili geniş kapsamlı bilgilendirmede bulunuldu.

Panelde yıllara göre Batı Nil Virüsü hastalığının vaka sayıları, ölüm oranları, tedavi ve algoritma üzerine mevcut veriler değerlendirildi. Prof. Dr. Hasan Eker Biçer, önceki yıllara oranla 2018 yılında vaka sayılarında artışın söz konusu olduğunu ancak Avrupa ülkelerinden Dünya Sağlık Örgütüne bildirim olmasına rağmen, ülkemizden hiç vaka bildirimi olmadığını ifade etti. Batı Nil Virüsünün sivrisineklerin ısırmasıyla bulaştığını söyleyen Biçer, günümüzde mevsim geçişlerinin giderek yok olmasının havadaki ani değişimlerle başlayan ısınma, yağmur, kuru hava, sıcaklığın virüsün artmasında etken olduğunu dile getirdi.

Hastalığın klinik tablosu hakkında bilgi veren Prof. Dr. Oğuz Karabay, virüsün beyin iltihaplanmasına ya da beyni ve omuriliği çevreleyen zarlarda iltihaplanmaya yol açabildiğini belirterek “Virüse yakalananların yaklaşık yüzde 1’inden daha azında, şiddetli hastalık görülüyor ve az sayıda vakada Batı Nil virüsü ölümcül olabiliyor. Hastalık, kendini ilk olarak ateş ile gösteriyor. Bu belirtileri, baş ağrısı, kas ağrıları, iştah kaybı, bulantı, kusma ve ishal, ciltte kızarıklık, lenf bezlerinin şişmesi gibi belirtiler görülebiliyor. Ansefalit, menenjit ve flaskparalizi düşündüren vakalar tanıda ayırıcı faktör olabiliyor.” dedi.

Prof. Dr. Mustafa Altındiş ise Batı Nil Virüsünün mikrobiyolojik yönüyle ilgi bilgiler vererek, “Bu virüs sivrisinek kaynaklı bir virüs, enfeksiyonu ve özellikle insan, at gibi memeli konaklarda yüksek ateşle birlikte yaşamı tehdit edici nöroinvaziv hastalığa yol açmaktadır. Ateşle seyreden hastalık tablosu görülürken olguların az bir kısmında da akut menenjit ve/veya ensefalit gibi nöroinvaziv hastalık gelişebilmektedir. Kuluçka süresi 2 ile 14 gün arasında değişebilir.” diye konuştu.

Prof. Dr. Ertuğrul Güçlü de tedavi ve korunma konusunda, Batı Nil Virüsü enfeksiyonunun spesifik bir tedavisi olmadığını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu virüsün oluşturduğu hastalığa karşı destek tedavi uygulanmaktadır. Virüse karşı korunmada, kişisel korunma önlemleri (sivri sinek ısırmayacak şekilde giyinmek) almak gerekiyor. Sivrisinek kontrol programları ve donör tarama programları yer almakta. Bunun yanı sıra sivrisineklerin üremesine yol açan durgun su birikintilerinin drenajı da önlemler arasında yer almaktadır.”  Konuşmaların ardından, panele katılanlar Batı Nil Virüsü enfeksiyonuyla ilgili konuşmacılara sorular sordu.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.