İstanbul
Parçalı bulutlu
23°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Marmara Basın Sağlık 40 yaş üzeri kadınlar dikkat

40 yaş üzeri kadınlar dikkat

Doç.Dr. Barış Yeniad, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen göz kuruluğunun, tüm yaş ve cinsiyette görülebildiğini ancak 40 yaşın üstündeki kadınlarda daha sık meydana geldiğini söyledi. Göz Hastalıkları Uzmanı Doç.Dr. Barış Yeniad, “Göz kuruluğu, göz yaşının yeterli üretilememesi, üretilen göz yaşının kaliteli olmaması veya çok çabuk buharlaşma olması nedeni ile oluşur. Göz kuruluğunun oluşumunda inflamasyon (iltihabi) süreçlerinin de rol oynadığı bilinmektedir. Tedavi edilmediğinde göz yüzeyinde kurumaya bağlı olarak ülser, ağrı ve çok ciddi durumlarda kornea olarak adlandırılan saydam tabakanın delinmesi ile görme kaybına yol açabilir” dedi. Göz kuruluğunun kişilerin günlük aktivitelerini etkilediğini ifade eden Doç.Dr. Yeniad, “Kitap okurken, bilgisayarda çalışırken, araba kullanırken ve klimalı ortamlarda gözde yanma, batma, kızarıklık ve refleks sulanmalara sebep olur. Tam tersi gibi düşünülse de göz kuruluğunda da gözlerde yaşarma olur, bu durum kuruyan gözün kendini korumak amacı ile refleks iş olarak göz yaşı üretimi nedeni ile oluşur. Göz kuruluğu tüm yaş ve cinsiyetlerde görülmesine rağmen en sık 40 yaş üzerindeki kadınlarda görülmektedir. Bunun nedeni hormonlardaki değişime bağlı olarak göz yaşı üretiminin azalmasıdır. Daha ileri yaslarda menopozun oluşması ile birlikte şikayetler daha fazla rahatsız edici olmaktadır. Kuru gözün tanısı klinik muayene ile konulmaktadır. Tanıda biomikroskopik muayene sırasında kullanılan renkli boyalar son derece değerlidir. Gözyaşı miktarını ölçen kağıt çubuklar ( Schirmer) takiplerde kullanılmaktadır. Klinik tanı en önemli yöntemdir” diye konuştu. Göz kuruluğunun tedavisinin ilaç yöntemiyle yapıldığını kaydeden Doç.Dr. Yeniad, “Deneysel olarak oluşturulan cerrahi yöntemler su ana kadar etkili olmamıştır. Tedavide en sık kullanılan ilaçlar yapay göz yaşı damlaları ve merhemleridir. Sayısız çeşidi olan bu tur ilaçlar temel olarak eksik gözyaşının yerine konması prensibine dayanır. Küçük tüpler veya tek damlalık seklinde olan bu ilaçlar hafif ve orta düzeydeki göz kuruluğunda yeterli olmaktadır. Daha ileri klinik durumlarda iltihabi önlemek için kortizonlu ve bağışıklığı baskılayıcı( siklosporin) damlalar da kullanılmaktadır. Bu damlaların yan etkileri olduğundan kullanılma miktarı ve süresi son derece önemlidir. Tüm ilaçlara rağmen yeterli düzelme görülmeyen hastalarda ise göz yaşı kanalını geçici olarak kapatan tıkaçlar yararlı olabilmektedir” açıklamalarında bulundu.
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *