İstanbul
Parçalı bulutlu
23°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Marmara Basın Sağlık Akciğer röntgeni hayat kurtarıcı olabilir

Akciğer röntgeni hayat kurtarıcı olabilir

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Elif Reyhan Şahin, göğüs hastalıklarında günlük pratikte sık kullanılan ve hastalıkların teşhisinde ilk basamak yöntem olan akciğer grafisinin güvenli ve hemen sonuç alınabilecek bir tetkik olduğunu söyledi. VM Medical Park Kocaeli Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Elif Reyhan Şahin, göğüs hastalıkları bölümünün olmazsa olmazları arasında bulunan akciğer grafisinin (akciğer röntgeni) önemine değindi. Göğüs hastalıklarında günlük pratikte sık kullanılan ve hastalıkların teşhisinde ilk basamak yöntem olan akciğer grafisinin güvenli ve hemen sonuç alınabilecek bir tetkik olduğunu ifade eden Şahin, "Solunum organımız olan akciğerler göğüs boşluğunda sağ ve sol tarafta bulunurlar. Kalp, her iki akciğer arasında sol tarafa daha yakın bir şekilde yerleşiktir. Göğüs hastalıkları bölümünün olmazsa olmazları arasında akciğer grafisi (akciğer röntgeni) yer almaktadır. Bu görüntüleme yöntemi, akciğer hastalıkları tanısında kullanılan ilk basamak incelemedir" dedi. Akciğer zarı yırtılmasına acil müdahale şart Uygun şartlarda çekilen grafide saptanan değişiklikler hakkında bilgi veren Uzm. Dr. Elif Reyhan Şahin, "Her iki akciğer plevra adı verilen iki ayrı zar tabakası ile örtülüdür. Bu zarlardan bir tanesi akciğer dokusunu çepeçevre sarmakta, diğeri ise göğüs boşluğu içerisini sararak akciğerleri korumaktadır. Normal şartlarda akciğerler bu iki zar tabakası arasında korunur. Ayrıca her bireyde, iki zar arasında bu korumayı sağlayan, kilogram başına 0.1-0.2 ml kadar sıvı bulunmaktadır. Yani 60 kilogram olan bir insanda 6-12 ml kadar sıvının bu iki zar arasında bulunması normaldir. Bu sayede nefes alıp verirken genişleyen akciğerler bu iki zar yaprağı ve sıvı arasında korunur. Bazı hastalık durumlarında bu zar tabakaları arasında bulunan sıvı miktarı artar. Buna neden olan en önemli hastalıklar arasında akciğer enfeksiyonları, zatürreler, akciğer zarı tüberkülozu, akciğer embolisi (akciğer atardamarı içinde pıhtı varlığı), akciğer zarı kanseri, kalp, böbrek ve karaciğer yetmezlikleri, romatizmal hastalıklar, karın içinden geçirilmiş operasyonlar, geçirilmiş kalp operasyonları ve göğüs duvarı travmaları sayılabilir. Akciğer zarında yırtılma olarak tabir edilen ve ‘pnömotoraks’ adı verilen hastalık durumu, her iki zar arasında hava kaçağı olarak nitelendirilebilir. Pnömotoraks, göğüs duvarı travmaları ve darbeler sonucunda gelişebileceği gibi, akciğer yapısında bulunan hava kistlerinin kendiliğinden ya da sigara maruziyeti ile patlaması sonucu da gelişebilir. Bu durum etkilediği akciğerin sönmesine ve fonksiyon görmemesine neden olur. Göğüs hastalıklarının en önemli acil durumlarındandır ve cerrahi girişimi, akciğerleri genişletmek amaçlı göğüs tüpü takılmasını gerektirebilir" diye konuştu. Zatürre her iki akciğeri de etkileyebilir Akciğer dokusu ile ilgili hastalıkların en önemlileri arasında zatürrelerin yer aldığına değinen Şahin, "Zatürre akciğer dokusunda gelişen mikrobik iltihaplanma olarak adlandırılır. Tek akciğeri etkilenebileceği gibi, her iki akciğerde de görülebilir. Bakteriler, virüsler, mantar enfeksiyonları zatürre sebebi olan en önemli mikroorganizmalardır. Ayrıca ülkemiz için halen sorun teşkil etmekte olan tüberküloz basili de akciğer dokusu iltihabına, tüberküloz (verem) hastalığına neden olmaktadır. Akciğer dokusunda tespit edilen bir diğer önemli hastalık grubu ise tümörlerdir. Akciğer grafisinde kitle görünümü olarak karşımıza çıkan bu hastalık grubu için en önemli risk faktörü sigaradır. Kitleye dair bulgulardan şüphelenildiğinde ileri tetkikler yapılmaktadır. Bunlar arasında en önemlileri akciğer tomografisi, ışıklı bir endoskop yardımıyla akciğerlerin incelenmesi (bronkoskopi) gelmektedir. Göğüs hastalıkları bölümünde akciğer grafisinde saptanan bu değişiklikler ile ilgili ileri incelemeler ve yönlendirmeler yapılmaktadır" şeklinde konuştu. Nodüller takip edilmeli Akciğer grafisinde saptanan ve dokuyu etkileyen bir diğer hastalık grubunun amfizem olduğunu söyleyen VM Medical Park Kocaeli Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzm. Dr. Elif Reyhan Şahin, "Amfizem, çoğunlukla sigaraya bağlı olarak gelişen ve akciğer dokusunda solunan bu zararlı maddelerin oluşturduğu geri dönüşsüz harabiyet olarak tanımlanabilir. Bu harabiyet sonucu akciğerlerin en küçük yapı birimleri fonksiyon görememeye başlar. Nefes almak kadar nefes vermenin de zorlaştığı amfizem durumunda akciğerlere çekilen havanın hepsi nefes verme manevrasıyla dışarı atılamaz ve hava hapsi durumu ortaya çıkar. Bu görünüm her iki akciğeri de etkilediğinde durum solunum yetmezliğine kadar ilerlemektedir. Bazı romatizmal eklem hastalıkları akciğer dokusunu da etkileyebilir. Bunlar arasında iltihaplı romatizmalar da yer almaktadır. En önemlilerinden biri “Romatoid Artirit”dir. Bu hastalıkta akciğer dokusunda nodül adı verilen, akciğer tümörü ile ilişkisi olmayan durumlar karşımıza çıkabilir. Akciğer grafisinde saptanan bu nodüller her zaman tümör ile ilişkilendirilmese de takip edilmesi gereken yapılardır. Göğüs hastalıkları bölümünde nodül takibi ile ilgili gerekli bilgilenmeler yapılmaktadır. Mesleksel ve çevresel maruziyetlere bağlı gelişen ve mikrobik olmayan doku iltihabıyla seyreden akciğer hastalıklarında da akciğer grafisi değişikleri saptanır. Akciğer sertleşmesi adı da verilen durum bazen altta yatan herhangi bir sebep olmadan da gelişebilir. Akciğer röntgeninde, akciğer sertleşmesi ve benzeri görünümlere yol açan hastalık grubundan şüphelenildiğinde ileri tetkik önerilmektedir" ifadelerini kullandı. Kalp büyümesi saptanabiliyor Kemik yapılar ile ilgili hastalık grupları hakkında da bilgi veren Şahin, "Akciğerler, omurgalar ve kaburgaların oluşturduğu göğüs kafesi içinde yer almaktadır. Bu kemik yapılar, sağlıklı nefes alıp verebilmemize katkı sağlayan en önemli oluşumlardır. Göğüs duvarı travmalarına bağlı olarak kaburga kırıkları gelişebilir ve bu durum akciğer grafisi ile saptanabilir. Bazen omurga eğrilikleri (skolyoz) ya da kamburluk durumunda akciğerlerin yeterli genişlemesi sağlanamaz ve bu durum solunum yetmezliğine kadar ilerleyebilir. Akciğer grafisi ile kemik yapılara dair olumsuzluklar saptanabilmekle birlikte, hastaların takiplerinde yapılması gerekenlere karar verilmektedir” diye konuştu. “Hastalık grubunun saptanması hayat kurtarıcıdır" Kalp ve aynı zamanda kalp-akciğer arasındaki ana damarlar göğüs boşluğunda bulunan diğer önemli yapılardır. Akciğer grafisi ile akciğer damarlarında gelişebilecek genişlemeler ve ileri incelemeler ile bu duruma sebep olan hastalıklar saptanabilir. Kalp büyümesi, akciğer grafisinde saptanan en önemli durumlardan biridir. Özellikle nefes darlığına yol açabilecek kalp hastalıkları ile ilgili fikir verir, kalp yetmezliği şüphesi doğabilir. Soluk borusunda yer alan darlıklar ve gelişebilecek anormal genişlikler akciğer grafisinin dikkatli incelenmesi ile saptanabilir. İleri incelemelerin ilk basamağı olan akciğer grafisinde bu hastalık grubunun saptanması hayat kurtarıcıdır" dedi. “Akciğer grafisi, güvenli ve hemen sonuç alınabilecek bir tetkiktir” Uzm. Dr. Elif Reyhan Şahin, "Göğüs hastalıklarında günlük pratikte sık kullanılan ve hastalıkların teşhisinde ilk basamak yöntem olan akciğer grafisi, güvenli ve hemen sonuç alınabilecek bir tetkiktir. İleri bir inceleme gerekip gerekmediğine akciğer grafisi sonucuna göre karar verilmekte, hastalar bu sonuca göre yönlendirilmektedir. Solunum şikayetlerinin yani nefes darlığı, öksürük, balgam çıkarma, hırlama, göğüste tıkanıklık hissi varlığında, fizik muayene sonrası doktorunuz gereken yönlendirmeyi yapacaktır" diye konuştu.
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *