İstanbul
Açık
23°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Marmara Basın Sağlık Ataşehir’de meme kanseri farkındalık semineri düzenlendi

Ataşehir’de meme kanseri farkındalık semineri düzenlendi

Her yıl Ekim ayında tüm dünyada Meme Kanserine farkındalık oluşturma ve bilinçlendirme çalışmaları yürütülüyor. Bu kapsamda meme kanserinde erken teşhisin önemini vurgulamak amacıyla Ataşehir’de seminer gerçekleşti.

Meme kanserinde erken teşhisin önemini vurgulamak amacıyla Ataşehir Belediyesi Mustafa Saffet Kültür Merkezi’nde seminer düzenlendi.

Seminere Ataşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü Şehnaz Yabar, Ataşehir Belediye Meclis Başkan Vekili Sevgi Uluğ, İBB ve Ataşehir Meclis Üyesi Tuğba Dönmez, Ataşehir Kent Konseyi Başkanı Turan Dolu ve Ataşehirli kadınlar katıldı.

Ataşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü Şehnaz Yabar söyleşi öncesi yaptığı konuşmada, “2015 yılından beri hizmet veren Kadın Sağlığı ve Mamografi Merkezimizden Ataşehir’de ikamet eden kadınlarımız herhangi bir ücret ödemeden faydalanabiliyor. Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü olarak bugün daha önce hiç muayene olmamış 18 kadınımızın kontrolleri gerçekleştirildi. Erken tanının önemini bir kez daha belirtiyor, kendinizi sevin, sizi sevenleri ve sevdiklerinizi düşünüp kontrollerinizi ihmal etmeyin. Unutmayın erken tanı hayat kurtarır” dedi.

Seminere katılan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Hülya Biçmen katılımcılara meme kanseri hakkında bilgi verip, meme kanserinin belirtilerini, alınması gereken önlemleri, risk ve koruyucu faktörlerinin neler olduğunu ve kadınların kendi kendilerine meme muayenesini nasıl yapmaları gerektiği hakkında bilgiler aktardı.

Meme kanserinde ölüm oranını düşürmek ve kaliteli yaşam elde etmenin en iyi yolunun erken tanı ve erken tedavi olduğunu söyleyen Dr. Hülya Biçmen, “Ülkemizde her 8 kadından biri hayatının bir döneminde meme kanseri ile karşı karşıya kalması, durumun ciddiyetini ortaya koyuyor. Meme kanserinin hem tanısında hem de tedavisinde çok önemli ve ciddi gelişmeler oluyor” dedi.

Kadınların 20 yaşından sonra meme muayenesine başlaması, 20-39 yaş arası 3 yılda bir, 40 yaş ve üzeri kadınların ise her yıl muayene olması ve doktorunun önerdiği aralıklarla mamografi çektirmesi gerektiğini belirten Biçmen, kadınların kendi kendine meme muayenesini yapmasının önemli olduğunu vurguladı.

Meme kanserini yenen İş kadını Nalan Ünver ve Pembe Hanım Kanser Hastaları ve Yakınları Derneği Genel Sekreteri Seda Kansu da tecrübelerini ve yaşadıklarını anlattı.

Nalan Ünver, “Hiç kendime konduramamıştım. Bu yüzden de senelerce mamografi çektirmemiştim. Çok pozitif ve dışa dönük bir insanım. Sağlıklı ve kaliteli yaşıyordum. Yakınlarımın ısrarıyla doktora gittim ama bir süre sonucuna bakmadım. O kadar önemsememiştim. Doktorum bir sabah arayıp söylediğinde bir süre kaldım ve inanamadım” dedi.

Hastalık sürecinin uzun ve zor olduğunu söyleyen Ünver, “Tedavim boyunca sosyal hayatımı hiç kısıtlamadım ve hiç karamsarlığa kapılmadım. Ailemin ve beni seven dostlarımın desteğiyle bu savaşı kazandım” dedi.

Seda Kansu ise şunları söyledi: “10 sene önce meme kanseri oldum. Üçüncü evredeydim kansere yakalandığımda. Bir göğsümde 6 santimetrelik bir tümör diğerinde ise bir buçuk santimetrelik bir tümör vardı. Doktorumun söylediğine göre 8,9 yıldır onlar oradaymış. Zor bir süreçti ama ailemin ve sevdiklerimin desteğiyle bu süreci atlattım. Sonrasında derneğimiz kuruldu. Amacımız, hastaların ve yakınlarının haklarını korumak bilgilendirmek ve onlara destek olmaktır. Biz önce bilgiye inanıyoruz, modern tıbba inanıyoruz.”
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *