SON DAKİKA

‘Düşüncesi olmayan mühendis eksiktir’

Kampüs, Sakarya Üniversitesi

‘Kârı Düşük Vergisi Büyük Ticaret Olmaz’

Balıkesir, Balıkesir, Bolu, Bursa, Bursa, Çanakkale, Edirne, Edirne, İstanbul, İstanbul, İzmit, Karadeniz, Kocaeli, Kocaeli, Kocaeli, Marmara, Rize, Sakarya, Sakarya, Sakarya, Sektörel, Tekirdağ, Trabzon

Bel ağrısını hafife almayın!

Bu haber 15 Ekim 2018 - 12:31 'de eklendi ve 568 kez görüntülendi.

Romatoloji Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Tekeoğlu, inflamatuvar bel ağrısının, önemli romatizmal hastalıkların erken dönemdeki en önemli bulgusu olduğunu dile getirdi.

SAKARYA

Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi (SAÜEAH) Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon – Romatoloji Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Tekeoğlu, Dünya Artrit Günü nedeniyle, Sakarya’da en sık görülen romatizmal hastalıklar hakkında bilgi verdi. Tekeoğlu, Sakarya’da Romatoid Artrit, İnflamatur bel ağrıları (Ankilozan Spondilit, Reaktif artrit, Krohn ve Ülseratif kolite bağlı artritler), Psoriatik Artrit hastalıklarının görülme oranının yüksek olduğunu belirterek, Behçet Hastalığı, FMF (Ailevi Akdeniz ateşi) ve diğer periyodik ateşler, Sistemik lupus, İnflamatuar miyozitler hastalıklarının ise daha az görüldüğünü kaydetti.

BEL AĞRISINI EN ÖNEMLİ BULGU

İnflamatuvar bel ağrısının, aralarında Ankilozan Spondilit (AS)’nin de bulunduğu önemli bazı romatizmal hastalıkların erken dönemdeki en önemli bulgusu olduğunu vurgulayan Tekeoğlu  “40 yaş öncesinde başlayan, 3 aydan daha uzun süre devam eden, aniden değil yavaş yavaş başlayan, sabahları yataktan kalkmayı zorlaştıran, istirahat ile geçmeyip hareket etmekle azalan ve ‘inflamatuvar bel ağrısı’ adı verilen bu ağrıya sahip kişilerde AS olma olasılığı bulunmaktadır. Bu romatizmal hastalıklar erken teşhis edildiğinde kontrol altına alınabilmekte, böylece hastaların yaşamlarına ağrısız ve hareket kısıtlılığı olmadan devam etmeleri sağlanabilmektedir. Ankilozan Spondilit; hastalarının mümkün olan en kısa zamanda doğru teşhis ve tedaviye ulaşarak fonksiyonel durumlarının ve yaşam kalitelerinin iyileştirilebilmesi için inflamatuvar bel ağrısı farkındalığının artırılması gerekmektedir.” dedi.

STRES VE SİGARA ARTTIRIYOR

Romatoid artrit (RA), ömür boyu sürebilen; ancak erken tanı ve tedavi ile hastalığın uzun süreli sessiz bir döneme sokulabileceği ve ileriki yıllarda sakatlıkların önlenebileceği bir hastalıktır olduğunu kaydeden Tekeoğlu, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü: “Yaygın belirtileri ise; eklemlerde ağrı, şişlik, el bilek ve parmak eklemlerinde iltihap ve çoğunlukla yarım saati geçen sabah katılığı veya tutukluğudur. Belirtiler, kişiden kişiye değişiklik gösterebilmektedir. Stres önemli bir faktördür. Stres, romatoid artrit hastaları için de bir risk faktörüdür. Psikolojik ve fiziksel boyutu vardır. Stres ile başa çıkmak için kişinin istirahat etmesi, sevdiği şeyleri yapması ve sağlıklı beslenmesi oldukça önemlidir. Sigara alışkanlığı, kalp-damar hastalıkları riskini romatizma ile birlikte ciddi olarak arttırır. Ağızda yerleşen bazı bakterilerin yol açtığı diş eti enfeksiyonlarının, iltihaplı eklem romatizmasını tetiklediği bildirilmektedir. Dolayısıyla ağız-diş bakımı, hastalık alevlenmelerinin önlenmesinde önemlidir.”

SEDEF HASTALIĞI EKLEMLERİ ETKİLİYOR

Sedef hastalığına bağlı romatizmal ağrılara da değinen Prof. Dr. İbrahim Tekeoğlu, ARTRİT; sedef hastalığının eklemlerde romatizmaya dönüşebildiğini belirtti. Sedef hastalarının da stressiz, fazla kilolardan korunarak, fiziksel travmadan uzak bir yaşam sürmeleri önerildiğini ifade eden Tekeoğlu, romatizma tanısının esas olarak romatoloji hekimi tarafından yıpılan fizik muayene ile konulduğunu kaydetti. Tekeoğlu, romatizmal hastalıklarının tanısının konularak tedavisinde geç kalınmasının önemli olduğunu dile getirerek “RA, AS ve PsA tanısını desteklemek; eklem ve iç organ hasarlarını tespit etmek için birtakım kan testleri ile birlikte görüntüleme tetkikleri istenilir. Bu şekilde kişinin romatizmal bir hastalığının olup olmadığı ortaya çıkar.” diye konuştu.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.