İstanbul
Açık
23°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Marmara Basın Sağlık Bel fıtığının tekrarlamaması sizin elinizde

Bel fıtığının tekrarlamaması sizin elinizde

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Ali Şahabettinoğlu, fıtığın bir daha tekrarlamaması için tedavi sonrası verilen medikal egzersizlerin düzenli olarak yapılması gerektiğini söyledi.

Bel fıtığı, günümüzde insanların en fazla şikayet ettiği rahatsızlıkların ilk sıralarında yer alıyor. Eskiden daha çok erişkinlerde görülürken artık hemen hemen her yaş grubu bireylerde rastlanabiliyor. Bel fıtığı tedavilerinde, hastalara, doğru teşhis ve doğru tedavi uygulandığında başarılı sonuçlar elde edilebildiğini belirten Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Ali Şahabettinoğlu, “Hastalar, tedavi sonrası hiç bel fıtığı geçirmemiş gibi olmak istiyor. Ancak sadece bel ve boyun fıtıklarında değil pek çok sağlık probleminde böyle radikal sonuçlar alınamaz. Hasta tedavi öncesi bu konuda doktoru tarafından çok iyi bilgilendirilmelidir. Çünkü bel fıtığı omurganın dejeneratif bir hastalığıdır. Bu nedenle hangi yöntemle tedavi olunursa olunsun risk faktörlerinin azaltılıp, hayatın ona göre düzenlenmesi gerekmektedir. Tedavi olur iyileşirsiniz ama rahatsızlığınıza uygun yaşamak zorundasınızdır. Nasıl ki yüksek tansiyon ya da diyabet hastalığımız olduğunda tuzlu ya da tatlı tüketimine dikkat etmek zorunda isek, bel fıtığı tedavisinden sonra da hastanın kendine düşen görevleri vardır’’ dedi.

Hastanın bilinçlendirilip doğru hareket etmesi, doğru egzersizleri yapması, kilosuna dikkat etmesi gerektiğine dikkat çeken Dr. Şahabettinoğlu, “Son yıllarda gençlerde fıtık oranı, özellikle çocukluk çağı obezitesinin hızla artması ve bilgisayar başında daha uzun zaman geçirilmesinin etkisiyle artmıştır. Eğer hastada, fıtığa bağlı idrar kaçırma, ilerleyen kas gücü kaybı gibi ameliyat gerektiren koşullar yoksa, aletli yada aletsiz (elle-manuel) fizik tedavi uygulamalarıyla hastaların sağlıklarına kavuşmaları mümkündür. Bel fıtığı tedavisinde ameliyat oranı oldukça düşüktür. Bazı hastalarda yüksek tansiyon, kalp-akciğer veya şeker hastalığı da birlikte olabiliyor. Bu bir takım tedavilerin uygulanmasına engel olabiliyor. Manuel tedavide genellikle bu hastalıkların bir engel oluşturmaması önemli diğer bir avantajıdır” diye konuştu.

En iyi tedavi yönteminin ‘hastalıkları önlemek’ olduğuna dikkat çeken Dr.Şahabettinoğlu, “En güzeli bel fıtığını hiçbir zaman ameliyatlık düzeye getirmemektir. Bel fıtığınıza her ne neden olduysa tekrarı halinde yine olacaktır. Ama aynı yerden olabilir ama başka yerden olabilirsiniz. Bel fıtığı olmamak ya da geçirmiş olduğunuz rahatsızlığınızın bir daha tekrarlamaması için tedavi sonrası verilen medikal egzersizler düzenli olarak daima yapılmalı, kilo kontrolü, yürüyüş ve yüzme gibi sporlar hayatınızın bir parçası olmalı. Doktorun vereceği egzersiz programının medikal egzersiz uzmanı veya fizyoterapist eşliğinde uygulanması en ideal olanıdır” dedi.
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *