İstanbul
Açık
23°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Marmara Basın Sağlık Kış hastalıklarına çorbayla doğal destek

Kış hastalıklarına çorbayla doğal destek

Kış mevsimine girerken soğuk hava ve kapalı ortamlarda geçirilen sürenin de artmasıyla, nezle, grip ve soğuk algınlığı gibi mevsimsel hastalıklar da yaygınlaşıyor. "Böyle dönemlerde en çok aranan bir kase sıcak çorba oluyor" diyen Diyetisyen Berna Arslan, çorba ve çorbanın faydaları hakkında bilgi verdi. 

"Hemen hemen pek çok kişi, sonbahar kış dönemlerinde solunum yolu hastalıklarından muzdarip olurken, ilaçlarla en çok çorbaya yönelebiliyor. Plasebo etkisinden mi yoksa iyileştirici gücünden mi bilinmez, genelde hastalıkla savaşanların sofrasında en fazla aranan besin mutlaka çorba oluyor" diyen Medicana Ataköy Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Diyetisyen Berna Arslan, hastalık dönemlerinde sıcak bir kase çorbanın kişilere iyi gelebileceğini söyledi. 

Sıvı ve elektrolitleri geri kazanmaya yardımcı 
Diyetisten Arslan, "Bu sadece psikolojik bir rahatlama değil, aynı zamanda fizyolojik faydaları da olan bir durumdur. Özellikle ateş ve terleme ile sıvı kaybının arttığı durumlarda çorbalar, vücudun ihtiyaç duyduğu sıvı ve elektrolitleri (tuzlar ve mineraller) geri kazanmaya yardımcı olur. Bu, dehidrasyonu önlemek için kritik öneme sahiptir" dedi. 

Bağışıklık sistemini destekliyor 
Sıcak ama yakıcı olmayan çorbanın iltihaplı ve tahriş olmuş boğazı yatıştırabileceğine değinen Arslan, "Hastalık sırasında iştahsızlık yaygın olduğu için, besin değeri yüksek, kolay yutulur bir gıda almak önemlidir. Ayrıca çorbanın buharı, burun ve boğazdaki mukusu inceltmeye yardımcı olarak tıkanıklığı geçici olarak hafifletir. Sıcak sıvıların bu etkisi, özellikle grip ve nezlede nefes almayı kolaylaştırır ve burun akıntısını azaltmaya yardımcı olur. Hastalık azaltmada da faydalı bir besindir ancak içeriği önemlidir. Çorba, bağışıklık sistemini destekleyen makro ve mikro besinlerin kolayca alınmasını sağlayan mükemmel bir araçtır" şeklinde görüş verdi. 

Çorbalar ecza dolabı gibi olmalı 
Hastalık döneminde ve korunma amaçlı hazırlanan çorbaların içeriğinin, bir ecza dolabı gibi olması gerektiğini kaydeden Arslan, "Kemik suyuna veya et suyuna dayanan çorbalar, içerdikleri kolajen, jelatin, amino asitler (glisin, prolin) ve mineraller (kalsiyum, magnezyum) sayesinde bağırsak sağlığını destekler. Bağışıklık hücrelerinin büyük bir kısmı bağırsakta bulunduğundan, sağlıklı bir bağırsak dolaylı yoldan bağışıklığı güçlendirir. Çorbaya eklenen sebzeler vücudun savunma mekanizması için hayati önem taşır" diye konuştu. 

Sebzelerle şifalı çorbalar yapılabilir 
Sebzelerin içeriklerine de dikkat edilmesi gerektiğini belirten Diyetisten Berna Arslan şöyle devam etti: 
"Havuç, balkabağı, tatlı patates gibi turuncu sebzeler, vücutta A vitaminine dönüşen beta-karoten içerir. A vitamini, mukozal zarların bütünlüğünü koruyarak virüslerin vücuda girişini zorlaştırır. Kırmızı biber, maydanoz, brokoli ve ıspanak gibi sebzelerle zenginleştirilmiş çorbalar, yüksek C vitamini sağlar. C vitamini, bağışıklık hücrelerinin fonksiyonunu destekler. Sarımsak ve soğan gibi sebzeler, anti-enflamatuar ve doğal antiviral özelliklere sahip bileşikler içerir. Sarımsak özellikle allisin içeriği sayesinde güçlü bir bağışıklık destekçisidir. 
Bu ürünlerle hazırlanan çorbalar şifa kaynağıdır denilebilir." 

İyileşmeye yardım eden çorbanın formülü 
Çorbalarda kaçınılması gerekenler hakkında da bilgiler veren Dyt. Berna Arslan son olarak şunları söyledi: 
"Çorbalarda aşırı yağ ve tuzdan uzak durulmalıdır. Çok yağlı, kaymaklı çorbalar mideyi zorlayabilir ve sindirimi yavaşlatabilir. Hastalık sırasında enerji sindirime değil, iyileşmeye harcanmalıdır. Yüksek tuz içeriği, vücutta ödemi artırabilir ve yorgunluk hissini tetikleyebilir. Tuzu azaltmak ve lezzet için limon, otlar ve baharatları kullanmak gerekir. Un ve nişasta ile kıvamı artırılmış (terbiye edilmiş) kremalı çorbalar, besin yoğunluğunu düşürür ve sindirimi zorlaştırır. Bunun yerine mercimek, kabak gibi sebzelerin kendi doğal kıvamını kullanmak doğrudur. İyileşme süreci, doku onarımı gerektirir ve bunun için proteine ihtiyaç vardır. Çorbaya haşlanmış tavuk, hindi, haşlanmış ve ezilmiş mercimek veya nohut ekleyerek protein değerini artırmak önem taşır. Hastalıkla mücadele etmek için vücudun glikoza (enerjiye) ihtiyacı vardır. Çorbanıza pirinç, bulgur, arpa şehriye gibi sağlıklı tam tahıllardan bir miktar eklemek, uzun süreli enerji sağlar. Çorba piştikten sonra eklenen taze nane, maydanoz, dereotu gibi otlar, hem lezzeti artırır hem de ekstra vitamin ve antioksidan sağlar. Özellikle maydanoz iyi bir C vitamini kaynağıdır. Bunun yanında mide bulantısına iyi gelmesi, anti-enflamatuar özelliklere sahip zencefil, iltihabı azaltmaya yardım eden zerdeçal, burun tıkanıklığını gidermede etkili olan karabiber ve pul biber çorbalara eklenmelidir." 
 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *