İstanbul
Açık
23°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Marmara Basın Sağlık Obezler felç riskiyle karşı karşıya

Obezler felç riskiyle karşı karşıya

Nöroloji Uzmanı Dr. Nurhan Şahinkaya, obezitenin felç riskini arttırdığını söyledi. Uzm. Dr. Nurhan Şahinkaya, inme (felç) için mevcut bazı hastalıkların riski arttırdığını belirterek, "Obezitenin yanı sıra hipertansiyon, diyabet, hiperlipidemi ve kalp ritm bozuklukları bunların başında yer alır. Ailede inme veya kalp krizi geçiren birinin varlığı, sigara ve alkol alışkanlığı ve stres riski arttıran diğer nedenlerdir" diye konuştu. Şahinkaya, "Tıkalı damar hangi beyin bölgesindeyse o bölgeye ait nörolojik belirtiler gelişir. Örneğin motor hareketi etkileyen bölgede ise vücudun sağ veya sol yarısında tutmama, duyu bölgesindeyse yine vücudun tek beden yarısını etkileyen duyu bozuklukları gelişir. Konuşma merkezinin etkilenmesi konuşamama veya konuşmanın bozulması, görme merkezinin etkilenmesiyle de kısmi görememe veya bulanık görme, bazen de görme alanının tek yarısını görememe gibi belirtiler oluşur. Bu sık klinik görünümlerin yanında her iki bacakta tutamama, sfinkter kusuru, yürüme ve algı bozuklukları, denge bozukluğu da görülebilir. Hastalar bazen inme başlangıcında bilinç kaybı, şiddetli baş ağrısı veya baş dönmesi yaşayabilirler" dedi. Bir hastanın inme geçirip geçirmediğini hızlıca anlamak ve tanı koymanın çok önemli olduğunun altını çizen Dr. Nurhan Şahinkaya, "Erken tedavi ile beynin daha büyük alanlarının etkilenmesini önlemek veya etkilenen damarın hızlıca açılarak durumun hasarsız atlatılmasını sağlamak mümkündür. Klinik olarak kuşku duyulan hastalar zaman kaybedilmeden acil servise ve Nöroloji hekimine ulaştırılmalıdır. Tanı aşamasında hastanın Nörolojik muayenesinin değerlendirilmesi ve ardından radyolojik ve laboratuvar incelemesi yapılır. En sık başvurulan radyolajik inceleme beyin tomografisi (BT) ve beyin manyetik rezonans (MR) incelemesidir. Tedavi, inmenin ne zaman geçirildiği, tıkalı damar büyüklüğüne ve tıkalı damar alanına göre değişir. Acil tedavi programı başlanılan ve devam edilen hastada erken dönemde rehabilitasyon uygulaması da tedaviye eklenir. Risk faktörü yüksek olan hastalarda veya daha önceden atak geçiren hastalarda birincil ve ikincil korunma çok önemlidir. Tansiyon ve kan şekeri regülasyonu, yüksek kolesterol ve trigiliserid seviyelerinin düşürülmesi, sigara ve alkolden uzak durmak, düzenli egzersiz, Akdeniz tipi beslenme ve varsa kalp ritim bozukluğunun giderilmesi önerilir. Karotis darlığı ve bu nedenle inme geçiren hastalarda belli aralıklarla klinik ve radyolojik takip önerilir" dedi.
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *