İstanbul
Açık
23°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Marmara Basın Sağlık 'Son Yüzyılda Yıllık Şeker Tüketimi 2-3 Kilogramdan 70-80 Kilograma Çıkmış Durumda'

'Son Yüzyılda Yıllık Şeker Tüketimi 2-3 Kilogramdan 70-80 Kilograma Çıkmış Durumda'

Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen Aralık ayı konferans serisi “Obezite Pandemisi” başlıklı konferans ile devam etti.

Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen konferansa; Tıp Fakültesi Dekan Yardımcıları Prof. Dr. Bora Büken ve Prof. Dr. Muhammet Ali Kayıkçı ile öğretim üyeleri, idari personeller ve öğrenciler katılım gösterdi.

Konferansın açılış konuşmasını yapan Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Muhammet Ali Kayıkçı, obezitenin çağımızda birçok sistemik hastalıkta ilk isim olduğuna dikkat çekerek gelecekte daha sağlıklı bir hayat sürmek için çözümün en etkili yapı taşının, sağlıklı beslenme ve obezite ile mücadele olduğunu ifade etti. Konferansta obezite hakkında güncel bilgiler ve gelişmelere değinileceğini belirten Prof. Dr. Kayıkçı, konferansın verimli geçmesi temennisinde bulunarak sözü Düzce Üniversitesi Hastanesi Başhekim Yardımcısı ve Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mevlüt Pehlivan’a bıraktı.

“2030 Yılında Dünya Nüfusunun Yaklaşık Yüzde 40’ı Kilolu ve Her 5 Kişiden Birinin de Obez Olması Tahmin Ediliyor”

Obezitenin, genel olarak vücuda besinler ile alınan enerjinin, harcanan enerjiden fazla olmasından kaynaklanan ve vücut yağ kitlesinin yağsız vücut kitlesine oranla artması ile açıklanan kronik bir hastalık olduğunu ifade eden Prof. Dr. Pehlivan; dünya çapında obezitenin pandemi olduğu konusunda güçlü bir fikir birliği olduğunu dile getirdi.  Obezitenin, yol açtığı ciddi komorbitideler, mortalite ve maliyet göz önüne alınarak tedavi edilmesi ve önlenmesi gereken global bir sağlık sorunu olduğunu kaydeden Pehlivan, 2030 yılında dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 40’ının kilolu ve her 5 kişiden birinin de obez olmasının tahmin edildiğini ifade etti.

“Son Yüzyılda Yıllık Şeker Tüketimi 2-3 Kilogramdan 70-80 Kilograma Çıkmış Durumda”

Obezite yaygınlığında; belirgin artışın 1980’lerden sonra 8-10 yıllık süreçte, yaygın bir değişim gösteren “kurulmuş yeni yaşam standardı” kavramının etkili olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Pehlivan; “Asansörlü binalar, yürüyen merdivenler gibi fiziksel aktivite gereksimini azaltan kurulmuş şehir hayatı, video oyunları, TV izleme, online haberleşme, sosyal faaliyet ve eğlence gibi pasif eğlence alışkanlıklarının tercih edilmesi, obezite yaygınlığını arttıran diğer ucuz, yüksek oranda işlenmiş ve şeker yüklü gıdaların tüketimi etkilidir.  Son yüzyılda yıllık şeker tüketimi 2-3 kilogramdan 70-80 kilograma çıkmış durumda.” diye konuştu.

Çevresel ve davranışsal faktörlerin tek başına ve birlikte modern zamanların “obezojenik ortamını” oluşturduğuna işaret eden Pehlivan, günümüzde kalorik içeriği ve tadı arttırmak için şeker ve diğer karbonhidratların daha yoğun kullanılmasının obezite ve kardiyovasküler hastalıkların salgınına yol açtığına dikkat çekti.

“Kahvaltıyı Atlamak 4,5 Kat Artmış Obezite Riski Demek”

Obezitenin altında yatan nedenlere de değinen Prof. Dr. Mevlüt Pehlivan,  sunumunda obeziteye bağlı sağlık sorunlarını ise diyabet, kardiyovasküler hastalıklar, kanser, hipertansiyon ve osteoartrit olarak sıraladı. Obeziteden korunmak için yapılması gerekenler hakkında bilgiler paylaşan Prof. Dr. Pehlivan, “Televizyonun bütün akşamı tüketmesi yerine, sevdiğiniz TV programlarını kaydedip her gece biri izlenebilir.  Yetersiz uyku, iştah ve doyma hormonlarını değiştirip daha çok yeme dürtüsü uyandıracağından her gece 7-8 saat uyunmalı.  Haftanın her günü yarım saat orta dereceli egzersiz yapılmalı. Metabolik olarak daha aktif ve sizi daha insülin duyarlı yapacak olan kas kitlesini koruyucu direnç egzersizleri haftada iki kez yapılmalı.  Besin değeri düşük konsantre kalori içeren tatlı, kızartmalı gıdalar ve aşırı yağlı et vb. tüketiminden uzak durulmalı. Besin değeri yüksek daha yoğun su ve daha az kalori içerikli yeşil yapraklı sebzeler, meyve ve balık tüketimi ön planda tutulmalı.  Kahvaltıyı atlamak 4,5 kat artmış obezite riski demek. Bu nedenle dengeli kahvaltı yapılmalı. Yemeğini paylaşarak ya da yarısını eve getirerek porsiyon küçültülmeli.  Yavaş yemek yemeli böylece doyma hissine zaman tanınmalı.  Kontrolümüzü kaybedeceğimiz bir yemek ortamına gitmeden önce düşük kalorili bir atıştırmalıkla iştahımız baskılanmalı.” şeklinde konuştu.

Konferans, Prof. Dr. Mevlüt Pehlivan tarafından katılımcıların merak ettiği soruların yanıtlanması ve Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Muhammet Ali Kayıkçı’nın plaket takdimi ile son buldu.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *