İstanbul
Açık
23°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Marmara Basın Sağlık Titiz ev hanımlarını seven hastalık: Karpal Tünel Sendromu

Titiz ev hanımlarını seven hastalık: Karpal Tünel Sendromu

Karpal Tünel Sendromu ile ilgili açıklamalarda bulunan Nöroloji Bölümü Uzm. Dr. Orhan Muharrem Kaynar, hastalığın son zamanlarda ofis çalışanları ve elinden bez düşmeyen titiz ev kadınlarında sıkça rastlandığına dikkat çekti.



VM Medical Park Kocaeli Hastanesi Nöroloji Bölümü Uzm. Dr. Orhan Muharrem Kaynar, Karpal Tünel Sendromu konusunda uyardı. Karpal Tünel Sendromu konusunda bilgi veren Uzm. Dr. Kaynar, “Omurilik boyun bölgesinde; boynun 5, 6, 7 omurları sırtın 1 omurları arasından çıkan, sinir köklerin birleşmesi ile olan ve önkol, el bölgesindeki kaslarımızı çalıştıran median sinirin el bilek bölgesinde sıkışması ile ortaya çıkan tuzak nöropatisidir. Eskiden terzilerde sıkça görülen hastalığa, son zamanlarda ofis çalışanları, klavye kullanan endüstri işçilerinde ve elinden bez düşmeyen titiz ev kadınlarında sıkça rastlanıyor” dedi.



Karpal Tünel Sendromu bulunan kişilerde özellikle geceleri artan ağrıların olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Orhan Muharrem Kaynar, “Özellikle geceleri artan, ilk 3 parmakta ağrı uyuşma, yanma, batma, keçelenme gibi nahoş hisler oluşur. Sabahları da parmaklarda kuvvetsizlik, şişlik hali görülebilir. Sıkışıklık ilerlediğinde önkol ve kola yansıyan ağrılar olabilir. El kaslarında erime ile kuvvet kaybı eşlik edebilir” diye konuştu.



Sinir iletimi testleri ile saptanan değere göre tedaviyi yönlendirmenin uygun olduğunu da belirten Dr. Kaynar, “Bilek hareketi gereken, tekrarlayıcı aynı harekete maruz kalan kişilerde, hamilelerde, lohusalık döneminde, şeker hastalığı, tiroid bezi hastalıkları, romatizmal hastalıkları olanlarda daha sık görülmektedir. Muayene yanı sıra, EMG ve MR ile kesin tanı konması söz konusudur. El bilek hareketlerini kısıtlayıcı tedbirler almak, kortizon enjeksiyonları, cerrahi müdahale, fizik tedavi ile tedavisi mümkün olan sinir sıkışmasının, sinir iletimi testleri ile saptanan değere göre tedaviyi yönlendirmek uygundur” şeklinde konuştu.
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *