İstanbul
Açık
23°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Marmara Basın Sağlık Uzman Psikolog Aktan: “Çocuklarda altını ıslatma sorunu bir seansta alışkanlıklar değiştirilerek çözülebilir”

Uzman Psikolog Aktan: “Çocuklarda altını ıslatma sorunu bir seansta alışkanlıklar değiştirilerek çözülebilir”

Uzman Klinik Psikolog Emel Aner Aktan, çocuklarda parmak emme veya tırnak yeme gibi sorunların stres ve kaygı bozukluğundan kaynaklandığını belirterek, “Alt ıslatma sorunu bir seansta alışkanlıklar değiştirilerek çözülebilir” dedi.

Beykoz Çankırılılar Eğitim Kültür Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (BEYÇANDER), sağlıklı yaşama yönelik etkinliklerine hafta sonu düzenlenen “Çocuklarda Alt Islatma, Parmak Emme ve Öfke Sorunları” konferansıyla devam etti. Konferansta konuşan Uzman Klinik Psikolog Emel Aner Aktan, çocuklarda sıklıkla görülen öfke, alt ıslatma, parmak emme ve tırnak yeme gibi sorunlarının nedenlerini ve tedavi yöntemlerini anlattı.

Sağlıklı çocuk yetiştirebilmek sakin ve mutlu olabilmekten geçiyor

“Sağlıklı çocuk yetiştirmenin birinci kuralı; bizim dingin, sakin ve mutlu olabilmemizdir” diyen Emel Aner Aktan, çocuğun ebeveynine karşı gelmeye ve öfkelenmeye başlamasının altında mutlaka bir sebebin yattığını söyledi.

Emel Aner Aktan, “Çocuğun elinde olan tek şey öfkedir. Çocuklar her sorunlarını öfkeyle hissettirirler. Bir çocuk depresyona girdiğinde yada kaygı yaşadığında da öfkesiyle otaya çıkarır. Çocuk her türlü psikolojik sorunu öfke olarak ortaya çıkarır. Bu sorunu aşmak için önce kendimiz rahat mıyız konforda mıyız buna bakacağız. ‘At sahibine göre kişner’. Biz yansıtmıyoruz sanabiliriz ama bütün öfkemizi, üzüntümüzü çocuklara yansıtıyoruz. Biz dilimizle söylemesek bile çocuklar sizin bakışınızdan, sesinizin tonundan, yemeğinizin lezzetinden sizin bir sorununuz olduğunu anlar.” “Kainatta bir etki tepki yasası var. Çocuklara nasıl davranırsak öyle davranıyorlar”

ifadelerini kullanan Aktan, sözlerini şöyle sürdürdü; “Sağlıklı çocuk yetiştirmenin birinci kuralı; bizim dingin, sakin ve mutlu olabilmemizdir. Çocukla hiçbir zaman dikleşmemek, inatlaşmamak lazım. Çünkü bu bize kaybettirir. Her zaman eyvallah demeyeceğiz. Öfkesi olan veya inatlaşan bir çocuğun dikkatini dağıtmak, başka yöne çekmek lazım. Çocuklarla bir saat zaman geçiriyorsak, her şeyi bırakıp onunla

ilgilenmek, kaliteli zaman geçirmek gerekir. Çocuk çünkü o an sadece kendisiyle ilgilenilmesini ister.”

“Çocuklardaki dikkat eksikliği psiko-terapi ile giderilebilir”

Çocuklarda öfkeye sebep olan nedenlerden biri olan hiperaktivitenin (dikkat eksikliği) beyinde dopamin fazla salınımıyla ilgili olduğunu belirten Uzman Klinik Psikolog Emel Aner Aktan, “Dikkat eksikliğinde ben ilacı çok tercih etmiyorum. Psiko-terapi de çok iyi gelebilir. Yoğunlaştırma ve konsantrasyon terapileri yapılabilir. Bunlar çok etkilidir. Çocuğun rahatlamasını sağlayacak spor branşları ve terapilerin faydası olur” dedi.

“Altını ıslatan çocuk özgüven eksikliği hisseder”

Çocukların 3-4 yaşına kadar altına kaçırmasının normal karşılandığını, bu yaştan sonra altına kaçırmanın bir sorun olduğunu dile getiren Emel Aner Aktan, genellikle hiperaktif, çok hareketli çocukların uykuya derin daldığını ve uyanamayıp altına kaçırabildiğini kaydetti. Kız çocuklarında hiperaktivitenin erkek çocuklar gibi çok hareketli olmak yerine, oturmak, dalıp gitmek şeklinde kendini gösterebileceğine dikkat çeken Aktan, altına

kaçırma sorunuyla ilgili şu bilgileri verdi; “Anatomik olarak mesane küçüklüğü, idrar yollarında iltihaplanma gibi sorunlar bulunmuyorsa, çocuklarda altına kaçırma sorunu mutlaka psikolojik bir sorundan

kaynaklanır. Altına ıslatan çocuk özgüven eksikliği de hisseder. Altına ıslatmada ilaç kullanmak geçici bir çözüm. Rahatsızlığı ortadan kaldırmıyor. İlacı bıraktığında çocuk yine altına kaçırıyor. Bir seansta çocuğun hem beynini, hem idrar kesesini, hem alışkanlıklarını değiştirerek bu sorunun çözümü var. Altına ıslatma sıkıntını ailelerin hiç çekmesine gerek yok.”

“Parmak emme ve tırnak yeme sorunları psikolog eşliğinde çözülebilir”

Parmak emme, tırnak yeme sorununun da 3-4 yaşından sonra normal olmadığını ifade eden Aktan, çocukların parmak emme sorununun stres, kaygı bozukluğundan, endişeden kaynaklandığını söyledi. Büyük şehirlerde yaşayan çocuklarda dış etkenlerden dolayı bu sorunların daha çok hissedilebileceğini belirten Aktan, şu bilgileri verdi; Çocuklardaki parmak emme ve tırnak yeme sorunlarının 3-4 yaşından sonra çözülmemesi durumunda mutlaka bir psikologdan yardım almak gerektiğinin altını çizen Emel Aner Aktan, “Çocuğun parmak emmesi ‘benden bir sorun var, çözelim’ diyen bir sinyaldir. Çocuklarda bazen parmak emme hiperaktifite ve dikkat eksikliğine

eşlik de edebilir. Çocuklar kaygı duyduklarında veya stresli olduklarında parmak emerek, annelerinin kucaklarındaki bebeklik hallerine geri dönerler. Çocuk bunu kendisini rahatlatmak için yapar. Aşırı kaygı böbrek üstü bezlerini fazla çalıştırır. Kortizon dediğimiz şey salgılanır, aşırı salgılanmasında büyüklerde ve hatta çocuklarda şeker hastalığı ortaya çıkabilir. Parmak emme ve tırnak yeme sorunlarının çözümü için, çocuğu parmak emmeye, tırnak yemeye iten şeyi ortaya çıkarmak ve onun üzerinden çözüme gitmek lazım. Çocuğa ‘Dur, yapma’ demek yerine, bataklığı kökünden kurutmak lazım. Bunu ancak çocukla görüşen bir psikolog yapabilir.”

BEYÇANDER Başkanı Bilal Karabacak, ilgiyle izlenen konferansın ardından Uzman Klinik Psikolog Emer Aner Aktan’a Çankırı şehri ile özdeşleşen kaya tuzu lambası hediye etti.
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *