İstanbul
Parçalı bulutlu
23°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Marmara Basın Sağlık Uzmanından açıklama: "Kadınların yaklaşık yüzde 20’sinde, erkeklerin ise yüzde 8’inde migren görülüyor"

Uzmanından açıklama: "Kadınların yaklaşık yüzde 20’sinde, erkeklerin ise yüzde 8’inde migren görülüyor"

Nöroloji Uzmanı Uzm. Dr. Serdar Eren, "Kadınların yaklaşık yüzde 20’sinde, erkeklerin ise yüzde 8’inde migren görülüyor. Çocukluk çağında başlayabilse de çoğunlukla ergenlik döneminde ortaya çıkıyor ve hastaların yüzde 80’inden fazlasında 30 yaşından önce başlıyor" dedi. 

Migren, yalnızca bir baş ağrısı değil; günlük yaşamı, iş verimini ve sosyal hayatı doğrudan etkileyen yaygın bir nörolojik rahatsızlık olarak öne çıkıyor. Saatlerce, hatta günlerce sürebilen ataklarla kendini gösteren migren; bulantı, ışık ve ses hassasiyeti gibi belirtilerle yaşam kalitesini ciddi biçimde düşürebiliyor. Toplumda sanılandan çok daha yaygın görülen bu hastalıkta, doğru tanı, tetikleyicilerin fark edilmesi ve güncel tedavi yaklaşımları migrenin kontrol altına alınmasında büyük önem taşıyor. 

Dünya nüfusunun yüzde 15’i migren hastası 
Migrenin tüm dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 15’ini etkilediğini belirten Uzm. Dr. Serdar Eren, "Kadınların yaklaşık yüzde 20’sinde, erkeklerin ise yüzde 8’inde migren görülüyor. Çocukluk çağında başlayabilse de çoğunlukla ergenlik döneminde ortaya çıkıyor ve hastaların yüzde 80’inden fazlasında 30 yaşından önce başlıyor" diye konuştu. 

Kadınlarda menopoz sonrası hormon düzeylerinin azalmasıyla migren ataklarının sıklığının genellikle azaldığını ifade eden Eren, çocukluk çağında araç tutması, baş dönmesi ve tekrarlayan karın ağrısı yaşayan bireylerin ilerleyen yaşlarda migren açısından risk taşıdığına dikkati çekti. 

Migrenin belirtileri saatlerce, günlerce sürebiliyor 

Migren ataklarının genellikle 4 ila 72 saat sürdüğünü aktaran Eren, en sık görülen belirtilere ilişkin, "Çoğunlukla tek taraflı baş ağrısı, zonklayıcı, orta veya yüksek şiddette ağrı, fiziksel aktiviteyle artan ağrı, bulantı ve kusma, ışık, ses ve kokuya karşı aşırı hassasiyet" açıklamasında bulundu. 

Bazı besinler ve yaşam alışkanlıkları migreni tetikliyor 

Migren ataklarını tetikleyen faktörlerin kişiden kişiye değişebildiğine de değinen Eren, en sık karşılaşılan tetikleyiciler arasında şunların yer aldığını söyledi: 
"Eski peynirler (kaşar, gravyer vb.), sakatatlar ve katkı maddeli et ürünleri, deniz ürünleri (kalamar, karides, midye), konserve gıdalar, turunçgiller, yağlı, baharatlı yiyecekler ve hazır soslar, kafeinli içecekler, uyku düzensizliği, stres, aşırı fiziksel aktivite ve uzun süreli açlık." 

Migren tanısı nasıl konuluyor 

Migren tanısının detaylı bir değerlendirme ile konduğunu vurgulayan Eren, "Öncelikle hastanın şikayetleri dinlenir ve tanı kriterlerine uygunluğu değerlendirilir. Nörolojik muayene yapılır. Ağrıya neden olabilecek başka bir hastalığı dışlamak için gerektiğinde MR, MR anjiyo, BT ve BT anjiyo gibi görüntüleme yöntemlerine başvurulur" dedi. 

Migren tedavisi kişiye özel planlanıyor 
Atak tedavisine ilişkin konuşan Eren, "Basit ve kombine ağrı kesiciler, migrene özgü ağrı kesiciler, bulantı ilaçları kullanılır" ifadelerini kullandı. 
Ayrıca botoks uygulamasının 1 hafta içinde etki göstermeye başladığını ve 4-6 ay sürebildiğini belirten Eren, sinir blokajı (nöral terapi), akupunktur gibi yöntemlerin de bazı hastalarda fayda sağladığını söyledi. 

Migren tedavisinde yeni dönem 
Son yıllarda migren tedavisinde önemli gelişmeler yaşandığını belirten Eren, "Migren aşısı olarak bilinen ve beyindeki ağrı reseptörlerini bloke eden tedaviler ayda bir kez cilt altına uygulanıyor. Bunun yanı sıra, migren ağrı reseptörlerine özel geliştirilmiş tablet formundaki yeni ilaçlar hem atak tedavisinde hem de önleyici tedavide kullanılabiliyor" şeklinde konuştu. 
 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *