İçeriğe geçmek için "Enter"a basın
Esen Ermiş Ertürk

Bir Sonraki Dünya Savaşı Bir İçim Su İçin Mi?

Son yaşanan gelişmelerden sonra 2020 yılında Esen Ermiş Ertürk ile gerçekleştirdiğimiz söyleşi tekrar gündeme geldi. İşte o röportaj;

Kennedy’nin dediği gibi “ Su sorunlarını çözebilecek herkes iki Nobel ödülüne layık olacak ; “Biri barış, diğeri bilim için” Suyun gelecekte oynayacağı rolü hafife alamayız! Evet gelecekte savaşların petrol değil su nedeniyle çıkacağına dair analizler bir klişe haline geldi! Ama klişelerin doğru olmadığını  söyleyemeyiz. Dünya’da ki her yedi kişiden birinin güvenli içme suyuna erişimi yok ve her yıl 3,4 milyondan fazla insan susuzluk, hijyenle ilgili nedenlerden dolayı hayatını kaybediyor.

Dünya’nın tatlı sularının yaklaşık %96’sı akiferlerde bulunan yeraltı suları, geri kalan %4’ü ise akarsular, göller, nehirler ve sulak alanlarda yüzeydedir. Uydu görüntüleri, yeraltı sularının tükenmesinin dünyanın kurak ve yarı kurak bölgelerindeki hemen hemen tüm büyük akiferlerde çok hızlı bir hızda gerçekleştiğini doğruladı.Birleşmiş Milletler’e göre, su tüketimi son 50 yılda iki katına çıktı, dünya nüfusunun %40’ı – ve şehirlerde yaşayan 497 milyon insan ortak sanitasyona bağlı, bu sayı 1990’dan beri iki katına çıktı. Bu dikkate alınarak, küresel hastalık yükünün neredeyse onda biri su temini, , hijyen ve genel olarak su kaynakları yönetimi (UNESCO) iyileştirilmesi ile durdurulabilir.

Ama hepsi bu değil. Dünya Sağlık Örgütü , her evden en fazla 1000 metre uzaklıkta bir su kaynağı olması gerektiğini ve dünya genelinde milyonlarca insanın sadece ev içi kullanımlar için  günde 6 saate kadar yürümesi gerektiğini belirtiyor. Dahası, UNDP’ye göre su maliyeti hane gelirinin %3’ünden fazla olmamalı, fakat gerçek şu ki, yoksul ülkelerdeki insanlar özel satıcılardan su satın almak zorunda oldukları için, bir litre su için daha varlıklı ülkelerdeki (BM) komşularından 50 kat daha fazla para ödüyorlar. Gelecek projeksiyonunda ,dünya ekonomisi için su güvenliği  toplam maliyeti  çevresel etkide dahil olmak üzere yılda 500 milyar dolar olarak tahmin ediliyor. 2050 yılında endüstriyel ve yerli su taleplerini karşılamak için su tüketimi %44 oranında artacaktır. Su üzerinde bir Dünya Savaşı yolunda olduğunu gösteren daha fazla veri mevcut. Bizleri asıl korkutan şey su gibi hayati bir kaynak savaşmak için çok uygun bir arguman dolayısıyla savaştan rant elde eden karanlık odakların kullanmak isteyeceği bir gerekçe. Dahası pandemi mücadele döngüsündeyiz ,hijyen kavramı hayatımızın tam merkezinde. Bu da su nedeniyle ihtilaflı olan ülkeler arasındaki gerginliği arttırabilir. Az önce bahsettiğim gibi savaştan medet uman odakların planlarını boşa çıkarmak için tüm Dünya devletlerinin amasız fakatsız bir plan etrafında toplanabilmesi şart.

Dünya’da hepimize yetecek kaynak olduğunu biliyoruz, paylaşıma dayalı yaşam sistemini dünyada hakim kılmadan ne ekonomik ne ekolojik krizleri yenemeyeceğiz gibi görünüyor.