İstanbul
Parçalı bulutlu
23°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Marmara Basın Sektörel Muzda hasat zamanı

Muzda hasat zamanı

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, tropikal bir bitki olmasına karşın ülkemizde üretimi son yıllarda hızla artan muzda yüzde 145,8’lik gümrük vergisinin korunması gerektiğini bildirdi.
ANKARA Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, “gümrük vergisiyle koruduğumuz ve örtü altı üretimi desteklediğimiz için muz üretimi 30 bin tonlardan 306 bin tona çıktı” dedi. Şemsi Bayraktar, yaptığı açıklamada, kalp, damar hastalıklarına iyi geldiği, kolesterolü düşürdüğü, kemik gelişimini desteklediği öne sürülen, B1, B2, C, A ve E vitaminlerini içeren, potasyum, demir, kalsiyum, fosfor, sodyum ve iyot açısından da çok zengin olan muzun, sevilen meyveler arasında yer aldığını belirtti. Muz üretiminin 1990’lı yıllarda 18 bin ton ile 36 bin ton arasında seyrettiğini, gümrük vergisiyle korunduğu ve örtü altı üretime geçildiği için 2016 yılında 306 bin tona kadar yükseldiğini bildiren Bayraktar, “1999 yılında 16 bin ton olan örtü altı üretim, 2016 yılında 252 bin tonu geçti. Bu yıl üretimin yüzde 3,9 artışla 318 bin tona ulaşacağı tahmin ediliyor” dedi. -“Kişi başına tüketim 10 yılda 2 kilogramdan 5,6 kilograma çıktı”- 2016 yılında Mersin’in 221 bin 64 ton, Antalya’nın 82 bin 566 ton, Hatay’ın 2 bin 200 ton, Adana’nın 96 ton muz ürettiğini, iklim şartları nedeniyle Mersin ve Antalya illerinin mikro-klima özelliği gösteren bazı ilçelerinde çok sınırlı bir bölgede yetişen muzda ulaşılan toplam üretim rakamının Türkiye için önemli olduğuna dikkati çeken Bayraktar, şunları kaydetti: “Ülkemizde kişi başına muz tüketimi 10 yıl önce 2 kilogramken, 2015’te 5,6 kilograma çıktı. Bu rakam, Avrupa Birliği ülkeleri ile ABD’de 15-20 kilogramı buluyor. Şu anda üretimdeki büyük yükselişe rağmen muzda yeterlilik oranımız yüzde 55 düzeyinde kalıyor. 2016 yılında 209 bin ton muz ithal ettik. 103,1 milyon dolar döviz ödedik. Ülkemizde muz tüketimi çok daha fazla artacak. Bu talebin büyük bölümünü yerli üretimle karşılamamız gerekiyor. Yerli üretimin desteklenmesi çok önemlidir. Çiftçimizin iklim koşulları nedeniyle çok avantajlı konumdaki muz üreticisi ve ihracatçısı ülkeler Ekvador, Panama veya Kosta Rika ile aynı koşullarda rekabet etmesi mümkün değildir. İthalatın azaltılması ve muzda üretimin artabilmesi için yerli üreticinin korunması şarttır. Muzda uygulanan yüzde 145,8’lik gümrük vergisi korunmalıdır. Aksi takdirde üretimi korumanın ve artırmanın imkanı yoktur.” -Yapılması gerekenler- Muzla ilgili diğer tedbirlerin yanı sıra, kaçakçılığa izin verilmemesi gerektiğini belirten Bayraktar, yapılması gerekenleri şöyle sıraladı: “Sınır ticareti denetim altına alınmalı, bu kapsamında yapılan ithalat iç piyasaya sürülmemelidir. Sulama altyapısıyla ilgili sorunlar giderilmeli, sera yapımı teşvik edilmelidir. Muz araştırma istasyonu açılmalıdır. Yerli muzun raf ömrünün uzatılabilmesi için gerekli çalışmalar yapılmalı ve uygulanmalıdır. Sera malzeme ve ekipmanlarından, demir, çimento, damla sulama hortumu, boya, cıvata, plastik örtü ve benzeri malzemelerde katma değer vergisi (KDV) oranı düşürülmelidir. Muzda üretim planlaması yapılmalı, markalaşmaya gidilmelidir. Muz paketleme ve sarartma tesisleri kayıt altına alınmalı ve standardizasyonu, paketlemede kullanılan ambalajların standartlara uygun hale gelmesi, izlenebilirliği sağlanmalıdır.”
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *