Türkiye Hazır Beton Birliği Elâzığ Depremi İnceleme Raporu’nu açıkladı

27 Şubat 2020 Perşembe 12:10 Haber Merkezi

Türkiye’de standartlara uygun beton üretilmesi ve inşaatlarda doğru beton uygulamalarının sağlanması için 30 yılı aşkın süredir çalışan Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), Elâzığ Depremi İnceleme Raporu’nu açıkladı.

Yıkılmış veya ağır hasar almış binaların ayrıntılı incelenmesi ve alınan numunelerin deneye tabi tutulması sonucu hazırlanan Rapor, binalarda ciddi mühendislik ve uygulama zafiyetleri ile birlikte ilkel yöntemlerle elle üretilmiş düşük kalitede beton ve standartlara uymayan donatı çeliği kullanımının Elâzığ Depremi’nde yıkıma neden olduğunu ortaya koydu.

24 Ocak 2020 tarihinde saat 20.55’te
merkez üssü Elâzığ Sivrice olan ve 6,8 Mw büyüklüğündeki depremin arama
kurtarma çalışmalarının tamamlanmasından sonra Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB)
tarafından T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığının izni ve eşliği ile hasar
görmüş yapılarda detaylı inceleme yapılmıştır.

41 vatandaşımızın hayatını kaybettiği
deprem sonrası T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından son derece hızlı
sürdürülen hasar tespit çalışmaları sona yaklaşmış, an itibarıyla 8.396 bina
ağır hasarlı, 1.492 bina orta hasarlı ve 17.021 bina az hasarlı olarak tespit
edilmiştir. Hasarlı binaların net sayısı itiraz süreci tamamlandıktan sonra
ortaya çıkacaktır. Bakanlık, hasarlı binaların tespiti ve acil yıkımı gibi
kritik konular için özel olarak geliştirmiş olduğu mobil laboratuvar ve
insansız hava araçları ile süreci etkin ve başarılı bir şekilde yürütmüştür.

Betonarme yapılarda zemin etüdüne
dayanan doğru bir temel seçimi, deprem hesabını da içeren bir statik projenin
bulunması, projenin doğru olarak özenle uygulanması ve projedeki dayanımları
sağlayan malzemelerin (beton ve çelik donatılar) projede belirtildiği
boyutlarda ve konumlarda kullanılması esastır. Elâzığ Depremi sonucu hasar
gören binalarda bu kurallara kısmen uyulduğu, bazılarında ise bu kurallara hiç
uyulmadan binaların inşa edildiği görülmüştür. THBB tarafından Elâzığ’da ağır ve
orta hasarlı binalar incelenerek, örnekleme yöntemi ile bunlardan bazılarının betonlarından
karot örnekleri alınmış, ayrıca tahribatsız yöntemlerle de yapılarda muayeneler
yapılmıştır. Alınan beton karot numuneleri üzerinde, basınç dayanım deneyi
yapılarak beton kalitesi belirlenmiştir.

Belirlenen Yıkım Nedenleri:

  • Elâzığ Depremi’nde yıkılan veya ağır hasar gören yapılar incelendiğinde
    yıkım nedenleri arasında kısaca “elle üretilmiş beton” olarak adlandırılan şantiye
    ortamında ilkel yöntemlerle üretilmiş düşük dayanımlı beton kullanılması önemli
    nedenlerden biri olarak görünmektedir. Karot numune sonuçları, bu binalardaki beton
    sınıflarının C6 ile C12 arasında değişmekte olduğunu
    göstermektedir. Hâlbuki yapılar eski bile olsa 1975’te yayımlanmış ilk Deprem
    Yönetmeliğine göre Elâzığ’da en az C18, 1998 tarihli Deprem Yönetmeliği’ne göre
    ise en az C20 sınıfı beton kullanılmış olması gerekiyordu. 2018 tarihli Deprem
    Yönetmeliği’ne göre ise günümüzde en az C25 sınıfı beton kullanılması gerekmektedir.
  • Şantiye
    ortamında ilkel yöntemlerle üretilen bu betonların o dönemde yıkanıp elenmemiş
    dere agregasıyla yapıldığı, agrega tane dağılımının hiç uygun olmadığı (numune
    alınan birçok yapının betonunda 40-50 mm’lik çok iri malzeme ve ince kumun
    olduğu, ara boyutların olmadığı) görülmüştür. Hatta bazı binalardan karot alımı
    esnasında karotlar yapıdan çıkarılamadan parçalanmıştır. Bu durum, betonun neredeyse
    elle kırılacak kadar zayıf olduğunu göstermektedir. Karot sonuçlarına ilişkin
    bir başka önemli ayrıntı ise aynı yapının farklı noktalarındaki sonuçların çok değişken
    olmasıdır.
  • Elâzığ, hazır beton kullanımına geç geçen şehirlerimizden biridir. Türkiye
    Hazır Beton Birliğinin 2005 yılında Elâzığ Valiliği nezdinde yapmış olduğu
    girişimler ile Elâzığ’da elle betonun yasaklanması neticesinde 2005 yılından
    sonra Elâzığ’da binalarda hazır beton kullanımı yaygınlaşabilmiştir. Kent
    genelinde yapılan incelemelerde hazır beton kullanılan binaların yıkılmadığı ve
    depremden etkilenmediği görülmektedir.
  • Elâzığ depreminde yıkılan binaların tasarım ve yapımında mühendislik
    hizmeti almamış olması, daha önceki depremlerde olduğu gibi Elâzığ’da yıkım
    nedenleri arasında çok önemli bir yere sahiptir.
  • Hasar gören binaların neredeyse tamamında donatıların nervürsüz düz çelik
    olduğu, çaplarının ve miktarlarının yetersiz olduğu görülmüştür. Deprem
    performansı açısından çok kritik olan ve boyuna donatıları saran etriyelerin
    miktarının ve aralıklarının yetersiz olduğu, etriye sıklaştırmalarının
    yapılmadığı, uçlarının doğru kıvrılmadığı görülmüştür. Ayrıca beton örtüsü (pas
    payı) kalınlığının yeterince olmadığı, bunun neticesinde donatıların bir
    kısmının korozyona uğramaya başladığı tespit edilmiştir. Elâzığ gibi havadaki
    rutubet seviyesinin düşük olduğu bir şehirde demir donatılarda korozyonun başlamış
    olması dikkat çekicidir.
  • Elâzığ kent merkezindeki binalarda bazı mimari unsurların da hasarı
    arttırdığı gözlemlenmiştir. Özellikle kentin belli bölgelerinde ikiz yapışık
    binalar veya bitişik nizam binalar çoklukla yer almaktadır. Bu binaların
    aralarında olması gereken dilatasyonların (yapıların arasındaki boşlukların)
    bırakılmamış olması, binaların birbirlerini etkileyerek hasarın artmasına sebep
    olduğu düşünülmektedir.

Türkiye Hazır Beton Birliği Olarak Önerilerimiz:

  1. Yapı stokumuz acilen gözden
    geçirilmeli ve depreme dayanıklı hâle getirilmeli

Türkiye’de
20 milyonun üzerinde konut bulunmaktadır. Bunların yüzde 35’i (yaklaşık 6,7
milyon konut) maalesef depreme dayanıksızdır. Bu doğrultuda, ülkemizin mevcut
yapı stoku envanterinin detaylı bir şekilde çıkartılması ve bütün yapıların
risk potansiyelinin ortaya konulması kritik öneme sahiptir. Bu kapsamda, ilk
etapta hızlı tarama ile tespit edilen yüksek riskli yapılar acilen
yenilenmelidir. Diğer riskli yapıların performansı daha detaylı analizlerle
değerlendirilerek alınacak tedbirler belirlenmelidir.

  • İnşaat
    sürecindeki bütün kurallara eksiksiz uyulmalı

Yapıların depreme dayanıklı olması için inşaatların
tasarım ve yapım zincirinde bulunan aşağıdaki kuralların hepsine eksiksiz
uyulması gerekmektedir:

  • Zemin
    incelemesi,
  • Doğru
    projelendirme,
  • Kaliteli
    malzeme,
  • Doğru
    uygulama,
  • Denetim
  • İnşaatlarda
    daha yüksek dayanım sınıfında betonlar kullanılmalı

2018 Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği binalarda
en az C25 dayanım sınıfı betonun kullanılmasını öngörmektedir. Yönetmeliğe göre
yapılarda kullanılacak beton dayanım sınıfının bir sınıf yükseltilmesi
sevindiricidir ancak yeterli değildir. Özellikle betonarme yapıların uzun
yıllar boyunca depreme karşı dayanıklı olabilmesi için dış çevre etkilerine
dayanıklı şekilde boşluksuz olması gerekir. Bunun için de Yönetmelik’te
dürabilitenin yani dayanıklılığın sağlanması için beton dayanım sınıflarının
daha da yükseltilmesi çok önemlidir. Yüksek dayanım sınıflarında ve kalite
belgeli betonlarla inşa edilen binaların depremde alacağı hasarın daha az
olacağını öngörebiliyoruz.

  • Betonda KGS’nin yaptığı etkin
    denetim sektörün tamamına uygulanmalı

Beton dünyada en çok kullanılan yapı
malzemesidir. Bugün dünyanın en yüksek binaları betonarme ile yapılmakta ve en
güvenli yapı malzemesi olarak dünyanın dört bir yanında kullanılmaktadır.
Ancak, diğer yapı malzemelerinde de olduğu gibi doğru uygulanması ve üretilmesi
gerekmektedir. Denetimin sağlanamadığı yapı, hangi malzeme ile yapılırsa
yapılsın depreme karşı yeterli dayanıma sahip olmaz. Ülkemizde beton üretiminde
en etkin denetim T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanmış
kuruluş olarak atanan Kalite Güvence Sistemi (KGS) tarafından yapılmaktadır. Bu
denetimlerde, beton üretim tesislerinin yerinde denetiminin yanı sıra habersiz
ürün denetimleri de yapılmaktadır. Hazır betonda kaliteli üretim için KGS’nin
uyguladığı denetim sistemi esas alınarak bütün tesisler ciddi bir şekilde
denetlenmelidir.