İstanbul
Açık
23°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Marmara Basın Yaşam Aslı Aktümen “Paris’te Gece Yarısı”nı çözümledi

Aslı Aktümen “Paris’te Gece Yarısı”nı çözümledi

Nilüfer Belediyesi’nin, Uzm. Dr. Aslı Aktümen’in katılımıyla düzenlediği “Psikolojik Film Çözümlemesi” etkinliğinde “Paris’te Gece Yarısı” filminin çözümlemesi yapıldı. Aktümen, filmin senaryosunu, karakterlerini ve diyaloglarını detaylarıyla birlikte analiz etti.

Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği “Psikolojik Film Çözümlemesi” etkinliği, sanatseverler tarafından ilgiyle izleniyor. Psikiyatrist ve psikoterapist Uzm. Dr. Aslı Aktümen’in katılımıyla gerçekleştirilen etkinlikte, Woody Allen’in 2011 yılı yapımı romantik komedi ve fantastik tarzdaki ödüllü filmi “Paris’te Gece Yarısı” ele alındı. Çevrimiçi gerçekleştirilen etkinlikte Aktümen, filmi izleyerek etkinliğe katılan sanatseverlere filmin senaryosunu, karakterlerini ve diyaloglarını, detaylarıyla birlikte psikolojik çözümlemesini yaptı.

Filmin, bir Paris güzellemesi gibi geçtiğini ve şehrin, büyüleyici tarafını göstermek için yapılmış bir film gibi olduğunu belirten Aslı Aktümen, filmde, Paris’in olduğundan çok daha güzel gösterildiğini söyledi. Aktümen, “Woody Allen bu filmde kendine seslenmiş. Allen’in kendi ölüm korkusu ve evrendeki yerini sorgulaması üzerine bir film olduğunu düşünüyorum. Herkesin çok bunaldığı, tükenmişliğin depresyon düzeyine çıktığı şu günlerde, bize biraz umut versin, neşelenelim, kendimizi biraz iyi hissedelim diye bu filmi seçtik. Belki bizim içimizdeki boşluğun da panzehiri olur diye. Çünkü film aşkla bitiyor. Aşk da hayattır. Woody Allen de filmde bunu yapıyor. Biz ne kadar neden konuşursak konuşalım, umutsuzluğa düşmemek adına bizi yüreklendiriyor bence” dedi.

Filmin, geçmişle şimdiki zaman arasında geçtiğini ve temel konusunun da insanın geçmişe olan özlemi olduğunu belirten Aslı Aktümen, “Yaşadığımız ya da yaşayamadığımız geçmişi neden özleriz?”, “İnsan neden başka zaman ve başka kişi arayışındadır?” ve “Şu anda kalmak ya da anın değerini bilmek neden zordur?” sorularını yanıtladı.

Filmin ana karakteri olan Gil’in, 1920’lerin Paris’ine hayran bir Amerikalı bir senarist yazar adayı olduğunu, aslında bir roman yazmak isteyen ve ait olmadığı hayatı yaşayan biri olduğunu hatırlatan Aktümen, “Fimde Gil’in geçmişe olan hayranlığının her dönem için geçerli bir duygu olduğu ve nostaljinin şimdiki zamana inkâr yolu kabul edilişi filmdeki ressamlardan biriyle oluyor. Çünkü her dönemin, yaşadığı dönemden tatminsiz ve umutsuz olduğunu, bir önceki döneme hayranlık duyduğunu ifade ediyorlar. Gil, bu anlamda aydınlanıyor. Çünkü aslında düzeltmesi gereken şey geçmişle hesaplaşması değil, kendi günlük yaşamı olduğunu fark ediyor. Kendi günlük yaşamından aslında memnun olmadığı için geçmişe bu kadar özlem duyduğunu fark ediyor ve filmin temel konuları aidiyet, nostalji, geçmişe bağlılık, modernizm ve ait olduğu zamanda sıkışmak olarak tanımlanabiliyor” diye konuştu.

Aslı Aktümen, etkinliğin son bölümünde katılımcıların sorularını da yanıtladı.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *