İstanbul
Parçalı bulutlu
23°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Marmara Basın Yaşam Batı Nil Virüsü tartışıldı

Batı Nil Virüsü tartışıldı

Sakarya İl Sağlık Müdürlüğü ile Sakarya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü tarafından “Batı Nil Virüsü Enfeksiyonu ve Ülkemiz” konulu panel gerçekleştirildi.
SAKARYA Sakarya İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Aziz Öğütlü’nün yönettiği panele, Prof. Dr. Mustafa Altındiş, Prof. Dr. Oğuz Karabay, Prof. Dr. Hasan Eker Biçer, Prof. Dr. Ertuğrul Güçlü konuşmacı olarak katıldı.  Aile hekimlerinin dinleyici olarak katıldığı programda Batı Nil Virüsüyle ilgili geniş kapsamlı bilgilendirmede bulunuldu. Panelde yıllara göre Batı Nil Virüsü hastalığının vaka sayıları, ölüm oranları, tedavi ve algoritma üzerine mevcut veriler değerlendirildi. Prof. Dr. Hasan Eker Biçer, önceki yıllara oranla 2018 yılında vaka sayılarında artışın söz konusu olduğunu ancak Avrupa ülkelerinden Dünya Sağlık Örgütüne bildirim olmasına rağmen, ülkemizden hiç vaka bildirimi olmadığını ifade etti. Batı Nil Virüsünün sivrisineklerin ısırmasıyla bulaştığını söyleyen Biçer, günümüzde mevsim geçişlerinin giderek yok olmasının havadaki ani değişimlerle başlayan ısınma, yağmur, kuru hava, sıcaklığın virüsün artmasında etken olduğunu dile getirdi. Hastalığın klinik tablosu hakkında bilgi veren Prof. Dr. Oğuz Karabay, virüsün beyin iltihaplanmasına ya da beyni ve omuriliği çevreleyen zarlarda iltihaplanmaya yol açabildiğini belirterek “Virüse yakalananların yaklaşık yüzde 1'inden daha azında, şiddetli hastalık görülüyor ve az sayıda vakada Batı Nil virüsü ölümcül olabiliyor. Hastalık, kendini ilk olarak ateş ile gösteriyor. Bu belirtileri, baş ağrısı, kas ağrıları, iştah kaybı, bulantı, kusma ve ishal, ciltte kızarıklık, lenf bezlerinin şişmesi gibi belirtiler görülebiliyor. Ansefalit, menenjit ve flaskparalizi düşündüren vakalar tanıda ayırıcı faktör olabiliyor.” dedi. Prof. Dr. Mustafa Altındiş ise Batı Nil Virüsünün mikrobiyolojik yönüyle ilgi bilgiler vererek, “Bu virüs sivrisinek kaynaklı bir virüs, enfeksiyonu ve özellikle insan, at gibi memeli konaklarda yüksek ateşle birlikte yaşamı tehdit edici nöroinvaziv hastalığa yol açmaktadır. Ateşle seyreden hastalık tablosu görülürken olguların az bir kısmında da akut menenjit ve/veya ensefalit gibi nöroinvaziv hastalık gelişebilmektedir. Kuluçka süresi 2 ile 14 gün arasında değişebilir.” diye konuştu. Prof. Dr. Ertuğrul Güçlü de tedavi ve korunma konusunda, Batı Nil Virüsü enfeksiyonunun spesifik bir tedavisi olmadığını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu virüsün oluşturduğu hastalığa karşı destek tedavi uygulanmaktadır. Virüse karşı korunmada, kişisel korunma önlemleri (sivri sinek ısırmayacak şekilde giyinmek) almak gerekiyor. Sivrisinek kontrol programları ve donör tarama programları yer almakta. Bunun yanı sıra sivrisineklerin üremesine yol açan durgun su birikintilerinin drenajı da önlemler arasında yer almaktadır.”  Konuşmaların ardından, panele katılanlar Batı Nil Virüsü enfeksiyonuyla ilgili konuşmacılara sorular sordu.
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *