İstanbul
Parçalı bulutlu
23°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Marmara Basın Yaşam Cevat Ayhan Fen Lisesinde söyleşi düzenlendi

Cevat Ayhan Fen Lisesinde söyleşi düzenlendi

Adapazarı Belediyesi Kültür İşleri Müdürlüğü tarafından Cevat Ayhan Fen Lisesi’nde Prof.Dr.Mehmet Yaşar Ertaş’ın katılımı ile “Beylikten Devlete Orhangazi ve Osmanlı’nın Kurumsallaşması”konulu söyleşi düzenlendi.



Cevat Ayhan Fen Lisesi’nde düzenlenen programı, Adapazarı Belediyesi Başkan Yardımcısı Fatih Çelikel, Adapazarı Belediyesi meclis üyeleri Nilgün Akman, H. Metin Müftüoğlu veKültür İşleri Müdürü Hazan Kardaş, Cevat Ayhan Fen Lisesi Müdürü Harun Doğan, Alandüzü Mahallesi Muhtarı Erdem Yılgınve okul öğrencileri takip etti. Başkan Yardımcısı Çelikel, program sonunda Prof.Dr. Mehmet Yaşar Ertaş’a teşekkür ederek günün anısına hediye takdim etti.



Fen Lisesi öğrencilerine tarihle ilgili bilgi veren Prof.Dr.Mehmet Yaşar Ertaş yaptığı açıklamada, “Büyük bir kısmınız Fizik, Kimya, Matematik, Biyoloji gibi alanlarda kendinizi geliştirdiniz. İleride hayallerinize kavuşabilmeniz için de bu derslere odaklanıyorsunuz. Bu açıdan konuşmam ilginizi çekmeyebilir, konuşmamı zorlaştırabilir. Aynı zamanda kolaylaştırır. Tarihle ilgili vurgulamak istediğim şu; tarih tahmininizden daha fazla fizikle, kimyayla yakından ilgilidir. Bizim tarihe bakış açımız evrene bakış açımızla aynıdır. Sizi diğer canlılardan ayıran en önemli şey geçmiş, bugün ve gelecek arasında var olduğumuzu idrak edebilmemizle alakalıdır. Biz millet olarak varsak eğer tarihten vazgeçmemiz mümkün değildir. O halde tarihle bağımızı sağlam tutmalıyız. Bunun için gayret göstermeliyiz.” dedi.



Tarihi bir şehirde yaşıyoruz

Prof.Dr. Ertaş sözlerinin devamında, “Fizik, kimya, biyoloji alanında büyük başarılar elde eden birileri olarak bu sıralardasınız. Mutlaka geçmişinizle sağlam bağlar kurmanızı öneriyorum. Bundan yaklaşık 700 sene evvel önce Batı Anadolu’da Bizans sınırlarında küçük bir beylik olarak kurulmuş Osmanlı Devleti, dünya tarihinin az sayıdaki büyük medeniyetlerden birini oluşturmuştur. Osmanlı Devleti, coğrafi alanın genişliği, ömrünün uzunluğu, ülkesindeki kültürlerin çeşitliliği itibariyle dünya tarihinde benzersiz bir devlettir. Osmanlı asırlarca ayakta kaldı ve aynı zamanda içerisinde farklı dinden insanlara da sahip çıkarak liyakatle yönetti. Tek bir hanedan tarafından yönetilmiş. Sadece sınırları içerisinde değil. Sınırları dışında da etkili olan bir devlettir. Yaşadığımız şehir tarihi bir şehirdir. Orhangazi Mekece Boğazına gelmiştir. Bizim şehrimiz açısından Orhangazi’nin önemi farklıdır. Hem Osmanlı devletinin kurucu ilan edilen birisi hem de bu coğrafyanın fatihidir. Yaşadığımız şehir onun döneminde fethedilerek yine onun döneminde Türkleştirilen şehirdir” diye konuştu.



Osmanlı köksüz bir millet değildir

Osmanlı Devleti’nin ne yazıkki sömürgeci devlet olarak görenlerin olduğunu kaydeden Ertaş, “Osmanlı’yı Avrupa merkezli tarih yazıcıları yıkıcı, despot, durağan, modernlikten uzak, akla ve bilime önem vermeyen, sevk ve sefaya düşkün, haremiyle öne çıkan bir devlet olarak öne çıkarır ki; Türkiye’de de maalesef bu söylemlere inanan Osmanlı’yı böyle gören azımsanmayacak sayıda bir çevre var. Osmanlı üç kıtaya yayılmış, tek bir hanedan tarafından idare edilen dünyanın en uzun ömürlü devletidir. Türk-İslam tarihinin zirve çağıdır. Osmanlı bir anda ortaya çıkmış köksüz bir devlet değil, aksine OrtaAsya Türk devlet geleneğine sahip, İslam coğrafyasından beslenen bir devlettir. Mimari, sanat, dil, din noktasında Müslüman, Hıristiyan, Şia, yerleşik, göçebe birçok topluluğu barış içerisinde idare eden sistemin adıdır Osmanlı Medeniyeti. Avrupa’da farklı mezhepten olanların bile öldürüldüğü yıllarda, Osmanlı’da her dinin mensubu kendi inancını rahatlıkla yaşamaktaydı. Ayrıca; Osmanlı Devleti kendisinden önceki Türk devletlerinin devamı olduğu gibi, birçok kurumsal yapısıyla Türkiye Cumhuriyeti de Osmanlı Devleti’nin devamıdır”ifadelerini kullandı.
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *