İstanbul
Parçalı bulutlu
23°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Marmara Basın Yaşam 'Cumhurbaşkanı Erdoğan, çok etkilendi'

'Cumhurbaşkanı Erdoğan, çok etkilendi'

‘Bal’ filmi ile 30. Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı Ödülü’ne uzanan Ünlü Yönetmen Semih Kaplanoğlu, son filmi ‘Buğday’ ile Bursalı sinemaseverlerin karşısına çıktı.
BURSA Bursa Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın Halka İlişkiler Daire Başkanlığı, Kültür Turizm Şube Müdürlüğü Karagöz Sinema Atölyesi tarafından gerçekleştirilen özel gösterimde 2017 Tokyo Film Festivali’nde büyük ödüle layık görülen ve Saraybosna Film Festivali’nde en iyi film seçilen Buğday, sinemaseverlerden tam not aldı. Bursa Büyükşehir Belediyesi, kentin kültür sanat hayatına değer katmaya, özellikli ve nitelikli eserleri Bursalılar ile buluşturmaya devam ediyor. ‘Bal’ filmi ile 30. Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı Ödülü’ne uzanan Ünlü Yönetmen Semih Kaplanoğlu, son filmi ‘Buğday’ ile Bursalı sinemaseverlerin karşısına çıktı. Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın Halka İlişkiler Daire Başkanlığı, Kültür Turizm Şube Müdürlüğü Karagöz Sinema Atölyesi tarafından gerçekleştirilen özel gösterimde 2017 Tokyo Film Festivali’nde büyük ödüle layık görülen ve Saraybosna Film Festivali’nde en iyi film seçilen Buğday, sinemaseverlerden tam not aldı. Halka açık ve ücretsiz yapılan özel gösterime Bursalıların ilgisi yoğundu. Filmin sonunda Bursalı sanatseverler ile bir araya gelen ünlü yönetmen, sanat hayatına ve filme ilişkin soruları cevapladı. Gökhan Küçükkaplıdağ’ın moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşide son filmi Buğday’ı anlatan Kaplanoğlu, Türkiye, Almanya, Fransa, İsveç ve Katar ortak yapımı  filmin çekimlerinin Türkiye, ABD ve Almanya’nın farklı bölgelerinde yapıldığını söyledi. Buğday’ı ‘Kehf Suresi’ndeki Hz. Musa ve Hz. Hızır kıssasından ilhamla ve Niyazi Mısri’nin izinden giderek’ çoğaltılan bir yolculuğun hikâyesi olarak gördüğünü söyleyen Kaplanoğlu, filmin 5 yıla yayılan serüvenin ardından ortaya çıktığını ifade etti. Kaplanoğlu, “Bir filmin hazırlık süresi normalde 2-3 ay süre­cek iken, ben 2 yıla yakın bir hazırlık yaptım. Çoğu kıs­mında kendi başıma idim. Mekânları kendi başıma bul­dum. Tek tek o ülkelere gittim. Ekipler daha sonradan dâhil olmaya başladı. Böyle olunca, bu anlamdaki bir prodüksiyo­nun hedeflediği şeyleri çok daha geniş zamanda, çok daha planlı şekilde yapa­bilme imkânına kavuştuk” dedi. “Buğday, bir talip olma hikayesi” Genetiği değiştirilen gıdaların, sentetik gübrelerin, kimyasal biyolojinin dünyayı genetik kaosa sürüklediğini ifade eden ünlü yönetmen, insanoğlunun kendi eliyle cehennemini hazırladığına dikkat çekti. Sinemadaki sanat hayatını ‘hikmetin peşinde manevi bir arayış olarak’ nitelendiren Kaplanoğlu, “Talip olmak, dertli olmak, ‘Ne yapıyoruz?’ diye soru sormak, bize Hızır’ı çağırıyor. Biz Hızır’ı böylece çağırmış oluyoruz. Çünkü biri gelip bunu düzeltecek. Sen kendi kendinin de Hızır’ı olabilirsin ya da birisi Hızır olur gelir seni düzeltir. ‘Her geleni Hızır bil’ demek bu aslında. Buna talip olmak meselesidir” şeklinde konuştu. Filmin kurgusu hakkındaki kategorik isimlendirmelere pek sıcak bakmayan usta yönetmene göre, distopya-ütopya kavramlarının hayatımızda karşılığı yok. “Bizi bunların cenderesinden çıkaracak olan şeye gelenek, geleneğin kaynama noktasına ise Anadolu irfanı diyoruz” tanımlamasını yapan Semih Kaplanoğlu, “Her bir insanın da bir tohum olduğunu düşünürsek, fıtratımızı da bunun içine koyabiliriz. Demek ki kendimize, çevreye, muhatap olduğumuz insanlara karşı belli sorumluluklarımız var. Buğday, bu sorumluluktan neşretti. Çevreyle birlikte kendi içimizi de tahrip ettik” tespitinde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, çok etkilendi Yakın ve belirsiz bir gelecekte ‘yeryüzündeki hayat yok oluşa doğru sürüklenirken’ yaşanan bir yolculuk hikâyesini anlatan filmin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın isteği ve himayesi ile Beştepe Külliyesi’nde de gösterildiğini anlatan Kaplanoğlu, bu durumun kendisi için önemli olduğunun altını çizdi. Adana Film Festivali’nde şahsına yönelik nezaket dışı tutumun yankı bulmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından telefonla arandığını kaydeden usta yönetmen, “Cumhurbaşkanımız sağ olsun aradı ve ‘Üzüldüm. Neden bu şekilde davranılıyor?’ diyerek, benimle dertleşti. Sonrasında, ‘Külliye’de senin filmini göstersek, ön gösterim gibi bir şey yapsak nasıl olur?’ diye sordu. Ben ‘Tabii ki olur, 24’ünde vizyona giriyor’ deyince, orada­kilere seslenip ‘23’ünde ne yapı­yoruz?’ diye sordu. O günün boş olduğu cevabını alınca, ‘Tamam o zaman, böyle bir şey yapalım. Zaten külliyenin salonunu tiyatro, sinema, müzik için yaptık. Bu tür şeyler için orayı kullanmayı düşü­nüyorduk. Bununla da başlamış oluruz’ dedi. ‘Olur, çok sevini­rim’ dedim. Beni ve ailemi çok sıcak karşıladı, filmi birlikte izledik ve filmden çok etkilendiğini ifade etti” açıklamasında bulundu. Kaplanoğlu, söyleşinin sonunda salonu dolduran sinemaseverlerle de bir süre sohbet etti.
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *