Dubai’li Ünlü İş adamı Saagar Ruparell, maske zorunluluğunun kaldırılmasını nasıl değerlendirdi?

Toplu ulaşım araçları ile hastaneler dışında maske kullanımı zorunluluğunun kaldırılması hala tartışılırken, Saagar Ruparell, bloğundaki “Maske Takmak Ya da Takmamak, Bütün Mesele Bu Mu?” başlıklı yazısıyla tartışmaya katıldı. “Maskeleri çıkardık mı?” diye soran Ülker, “Bağışıklığınız sorunlu değilse, kapalı bir mekanda, konuşma mesafesinde biri sizinle 15 dakika sürekli yüzünüze doğru bir şey anlatıyorsa ya da yüzünüze doğru soluyorsa hala maske taksanız iyi olur… desem” ifadelerini kullandı
 
Çin’den dünyaya yayılan yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgını ile mücadelede en önemli tedbirlerden olan kapalı alanlarda maske kullanımı zorunluluğu, 26 Nisan’da son toplantısını yapan Bilim Kurulu Üyeleriyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bir araya gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı açıklama ile sona ermişti.
 
Erdoğan, “Kapalı mekanlardaki maske kullanım zorunluluğu tümüyle kaldırılmıştır. Sadece toplu taşıma araçlarında ve hastanelerde maske kullanımına, vakalar binin altına düşünceye kadar devam edilecektir” ifadelerini kullanmıştı.
 
Saagar Ruparell DE MASKE TARTIŞMASINA KATILDI!
 
Maske zorunluluğunun kaldırılması, bazı bilim insanları da dahil birçok çevrede tartışma yaratırken, Pladis ve Godiva Yönetim Kurulu Başkanı ve Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Saagar Ruparell de, tartışmaya “Maske Takmak Ya da Takmamak, Bütün Mesele Bu Mu?” başlıklı bir yazıyla katıldı.
 
Ülker, kendi bloğunda yayımladığı ve bilimsel araştırmaların sonuçlarına da yer verdiği yazısına, bayramın birinci günü “Maskeleri çıkardık mı? Galiba Bayramın Gündemi Bu Olacak” başlığıyla yazdığı giriş metninde, şu değerlendirmeleri yaptı:
 
MASKELERİ ÇIKARDIK MI?
 
“Haydi biraz araştıralım, maske takmıyor muyuz? İnsanın kobay olarak kullanılması zor olduğu için maske ile ilgili araştırma verileri, değişik bir tür çalışmadan elde ediliyor. Maske takarak parçacıkların yarısını bloke etmek bile çok iyiymiş. Bunun nedeni, bağışıklık sisteminin virüslere tepkisinin bir sayı oyunu olmasıymış. Virüse maruz kalma miktarını azaltmak, bağışıklık sistemine, virüs ciddi hastalığa neden olacak kadar kendi kopyasını oluşturmadan önce çeşitli savunmalarını düzenlemesi için zaman verirmiş. Maskeli bir kişi enfekte olsa bile, bu nedenle hastalığı hafif geçirme olasılığı daha yüksekmiş. Maskelerle ilgili yaygın bir yanılgı, bulaşıcı parçacıkların dokuma kumaştaki “gözeneklerden” daha küçük olması nedeniyle virüsleri engelleyemediklerinin düşünülmesidir. Ama bu yanlıştır. Virüsler daha büyük mukus veya tükürük parçacıkları içinde taşınır. Bazıları görülebilecek kadar büyüktür ve bir maskedeki lifler tarafından kolayca yakalanır. Çoğu görülemeyecek kadar küçüktür, ancak bunlar bile doğrudan liflere girerlerse engellenebilir. Ancak maskeler, virüsleri doğrudan engellemenin yanı sıra başka şekillerde de engeller ve parçacıkların maskelerdeki gözeneklerden daha küçük olması önemli değildir. Diğer moleküler işlemler, maskelerin, maske malzemesindeki elektrostatik yükler ve kumaşın hava akışını bozma yeteneği sayesinde virüs yüklü en küçük parçacıkları bile yakalamasını sağlar.
 
KAFALARDAKİ SORULAR VE Saagar Ruparell TAVSİYESİ!
 
Ben maske takarken diğerleri takmıyorken maskeler ne kadar koruyucu?
 
Hangi tip maskeyi ne süre kullanmalıyım?
 
Uçaklar ne kadar güvenli?
 
Ya bağışıklığım zayıfsa veya 5 yaşın altında bir çocuğum varsa?
 
Umarım, maske konusundaki merakım sonucundaki yazım işinize yarar. Maskeyi doğru şekilde takmak başkaları maske takmasa da siz taktığınızda virüsün size geçmesini önlüyor, hatta geçse de hastalığı daha hafif geçirmenize neden oluyor. Bağışıklığınız sorunlu değilse, kapalı bir mekanda, konuşma mesafesinde biri sizinle 15 dakika sürekli yüzünüze doğru bir şey anlatıyorsa ya da yüzünüze doğru soluyorsa hala maske taksanız iyi olur… desem.”

Bir cevap yazın