İstanbul
Açık
23°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Marmara Basın Yaşam “Edebiyatıma engel olacak her şeyi engelledim”

“Edebiyatıma engel olacak her şeyi engelledim”

Sakarya Büyükşehir Akademi’de dersler devam ediyor. Edebiyat söyleşileri dersinde konuşan Necip Tosun, “Edebiyatıma ve yazma coşkuma engel olacak her şeyi engelledim. Gündelik hayatımda ki insani ilişkilerimi asgariye indirdim. Bir yazarın yalnızlığa ihtiyacı olduğunu düşündüm ve sadece edebiyat yapmak istedim” dedi.
SAKARYA Sakarya Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen Büyükşehir Akademi’de dersler devam ediyor. Moderatörlüğünü Aykut Ertuğrul’un yaptığı ‘Edebiyat Söyleşilerinin’ bu haftaki konuğu Necip Tosun oldu. Katılımcılarla öykü yazarlığına nasıl başladığını paylaşan Tosun, edebiyat hakkındaki düşüncelerini belirtti.  Yazılma ve atmosfer anı Necip Tosun, “Yazar bir karakter yaratırken veya bir duyguyu aktarırken çok yakından tanıdığı ya da en yoğunlaştığı dönemde yazabiliyor. Eğer o atmosferden çıkmış iseniz, o duyguyu kaybetmiş iseniz yeniden ona dönmek çok zaman ister. O duyguyu besleyecek yeni bir olay başka bir atmosfer olması gerekiyor. Dolayısıyla öykülerin bir yazılma anı bir de atmosfer anı vardır. O anı kaçırmayıp yazmak gerekiyor. Erteledikçe o duygulardan uzaklaşıyorsunuz çünkü hayatta karşınıza başka şeyler çıkıyor. Bende kuram yazılarını bu görev bilinci ile yazdım” dedi. Okuma odağını kaybettik Tosun, “Bizim yazarlardan öğreneceğimiz çok şey var. Bir kelime bir cümle bile öğrensek o yazara minnet duymak lazım. Hayata, edebiyata bakış anlamında temel mesele okuma dediğimiz kavramın anlamını ortaya koyamamaktır. Biz edebiyatçılar neyi okuyacağız, nasıl okuyacağız ve bu okuduğumuz eserleri nasıl değerlendireceğiz sorusunu sormalıyız. Dolayısıyla bütün bu okuma odağını kaybettik. Ben şunu savunuyorum; okuma dediğimiz şey rastgele, sağdan soldan duyduğunuz veya önünüze gelen popüler bir kitabı okuma gibi bir eylem değildir.”  Edebiyatın yarısı sevgi yarısı öfke Tosun, “Edebiyatıma ve yazma coşkuma engel olacak her şeyi engelledim. Gündelik hayatımda ki insani ilişkilerimi asgariye indirdim. Bir yazarın yalnızlığa ihtiyacı olduğunu düşündüm. Sadece edebiyat yapmak istedim. Yazarken ise insanlara çelme takan, yazma heveslerini kıran, hasetlik ve kıskançlık gibi duyguları aşarak yazdım. Bu duyguları aşmayı edebiyatı çok severek yaptım. Edebiyatı ben şöyle ayırıyorum; Edebiyatın yarısı sevgi ise yarısı da öfkedir. Yani insan çok sevdiği için severek yapıyor, bazen de çok öfkelendiği için yapıyor. Beni çok üzen ve kıran birçok olay oluyor. Ben de hemen edebiyatıma sarılıyorum. Bu duygular bana daha çok çalışma şevki veriyor. Dört saat çalışacakken o hırsla sekiz saat çalışıyorum” diye konuştu.
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *