İstanbul
Parçalı bulutlu
23°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Marmara Basın Yaşam 'Geleceğe yön vermek geçmişi bilmekle başlar'

'Geleceğe yön vermek geçmişi bilmekle başlar'

Sakarya Büyükşehir Belediyesi Aralık Kültür Sanat Etkinlikleri ‘Nurettin Topçu ve Türkiye’nin Maarif Davası’ adlı konferans ile devam etti. Prof. Dr. İsmail Kara, “Geçmişe ait bilgiler günümüz ile ilişkilendirilebilmeli. Bu bilgiler bize bugün ve yarın gerekli. Bu yapılmazsa en büyük tehlike geçmişi taklit etmek olur. Başlangıçta taklit ve ezber kötü değildir, hatta eğitimin zeminidir. Kötü olan geçmişte kalmaktır” dedi.
SAKARYA Sakarya Büyükşehir Belediyesi Aralık Kültür Sanat Etkinlikleri devam ediyor. AKM’de gerçekleştirilen ‘Nurettin Topçu ve Türkiye’nin Maarif Davası’ adlı konferansın konuğu Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Kara oldu. Programa Kültür ve Sosyal Dairesi Başkanı İbrahim Aktürk, Kültür ve Sanat Şube Müdürü Adem Turan ve çok sayıda sanatsever katıldı. 3 ana madde Türkiye’nin Maarif Davası Kitabından bahseden Prof. Dr. İsmail Kara, “Eğitimin 3 ana dalı bulunmaktadır. Birincisi Eğitim Felsefesidir (Düşüncesi); Günün şartlarına uygun olarak nasıl bir insan istiyorsunuz sorusu ile şekillenebilir. Yani buna kısaca nasıl bir gelecek istiyorsunuz diyebilirim. 1924 sonrası İslamiyet paranteze alındığında bu problemi günümüzde dahil olmak üzerine yeterince tartışılmadı. Osmanlı Devleti’nin son yüzyılında da bu durum böyleydi. İkinci olarak Eğitim Kurumları ve Gelenekler; Ülkemizde maarifin ilerlememesinin ana nedeni bu ABD’den, İngiltere’den, Almanya’dan iflas eden sistemlerin alınmasıdır. 12 yıl sürecek bir şeyi 1-2 yıla sıkıştırabilecek programlarla yetmiyor, ülkenin enerjisini doğru kullanamıyoruz. Üçüncüsü Sacayağı; Geçmişe ait bilgilerin bugüne aktarabilmesidir” dedi. Geçmişte kalmamalıyız Konuşmasına devam eden İsmail Kara, “Harf inkılabı geçmişin aktarılmasında bazı sorunlar oluşturdu. Başka toplumlara göre dezavantajımız var. Bu sorunlar üniversite düzeyinde bile aşılamıyor. Birçok akademisyen dedesinden kalma defteri bile okuyamaz halde. Geçmişe ait bilgiler günümüz ile ilişkilendirilebilmeli. Bu bilgiler bize bugün ve yarın gerekli. Bu yapılmazsa en büyük tehlike geçmişi taklit etmek olur. Başlangıçta taklit ve ezber kötü değildir, hatta eğitimin zeminidir. Kötü olan geçmişte kalmaktır. Eğitimle yetişen insanlara kademe kademe gelecek tasavvuru kurma gücü aşılanmalıdır. O hissettirilmeli ve anlatılmalıdır. Olabildiğince programlı bir eğitim sistemi olmalıdır” ifadelerinde bulundu. Eğitim her şeyin başında Kara, “En az 3 tane eğitim kademesi olmalıdır. Bunlardan birincisi Hissiyat; Eğitim bir duygusallık uyandırmalı. Kendi kültür, memleket, tabiat ve insana aynı hissiyat ile bağlılık duymalıdır. İkincisi Düzenli bilgi aktarma kademesidir. Üçüncüsü Üniversite kademesi ve Üniversite üstü kademesi; Hissiyattan kopmaz, üzerine düzenli bilgi kademesini koyar. Felsefi ve hikmet bilgisini üzerine ekler. Bizde eğitimli insanlar daha hissi duygularla bakıyor, mukayese yapmıyor. Şunu unutmamak gerekir ki eğitim düşüncesi tek tip olamaz. Nasıl bir insan yetiştirmek istiyorsunuz sorusuna cevap verilmezse ise hayatta ki her şey iyi olsa da bir anlamı kalmaz” sözlerine yer verdi.
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *