İstanbul
Açık
23°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Marmara Basın Yaşam 'Haşhaşiler Meşru Olmayanı Benimsediler'

'Haşhaşiler Meşru Olmayanı Benimsediler'

‘Hasan Sabbah ve Haşhaşiler’ panelinde konuşan Doç. Dr. Haşim Şahin, “Haşhaşiler kendi davalarını hâkim kılabilmek ve dâhilerin emirlerini yerine getirebilmek için bugünkü dünyadan baktığımızda çok da meşru olmayan yöntemleri benimsediler” dedi.
Sakarya Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Aralık Kültür Sanat Etkinlikleri ‘Hasan Sabbah ve Haşhaşiler’ konulu panel ile devam etti. Adapazarı Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa Erciyes Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Ali Aktan, Sakarya Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Haşim Şahin ve Yrd. Doç. Dr. Ayşe Atıcı Arayancan konuşmacı olarak katıldı. Marjinal Bir Mezhep Moderatörlüğünü Doç. Dr. Haşim Şahin’in üstlendiği programın ilk konuşmasını yapan Prof. Dr. Ali Aktan, “Haşhaşiliğe marjinal bir hareket değil de marjinal bir mezhep demek bu grubu tanımlamakta daha doğru bir ifade olacaktır. Haşhaşilik’te zaman zaman bizim alışık olmadığımız farklılıklar görülmüştür” diye konuştu. Aktan ayrıca Şiilik ve Haricilik üzerine kurulmuş birçok devlet olduğunu ekledi ve aynı zamanda fıkhi, itikadi ve siyasi mezhepler üzerine de değerlendirmelerde bulundu. Planlı ve Zeki Kişilik Programın devamında söz alan Yrd. Doç. Dr. Ayşe Atıcı Arayancan, “Hasan Sabbah ve Alamut popüler kültüre çok fazla malzeme olmuştur. Genellikle romanlardan inanılmaz derecede efsane kafamızda oluşmuştur. Kendi davası uğruna 35 yıl Alamut’ta yaşamış. Aynı zamanda rivayetlere göre kaleden hiç aşağıya inmemiş. Kendisini bütün dünya işlerinden soyutlamıştır. Yaşamını İsmaili davasına adamış bir şahsiyettir. Bütün zamanını ibadet etmekle, kitap okumakla, ismaili ile düşüncelerini yazmak ve ülke işleri ile uğraşmakla geçirmiştir. Aynı zamanda çok planlı ve zeki bir kişiliktir” diye konuştu. Meşru Olmayan Yöntemler Programın son konuşmasını yapan Moderatör Doç. Dr. Haşim Şahin, “Hasan Sabbah Şii davasının en büyük aktörlerindendi. Kendisinden önce bu dava devlet kurma veya yahut hilafet mücadelesi ile dönemin iktidarlarına karşı mücadelelerini sürdürdüler. Hasan Sabbah döneminde ise bu mücadele yer altına inmiş oldu. Fakat adanmışlar ve inanmışlar grubu olarak adlandırabileceğimiz bu zümre kendi davalarını hâkim kılabilmek için dâhilerin emirlerini yerine getirebilmek için bugünkü dünyadan baktığımızda çokta meşru olmayan birçok yöntemi benimsediler” dedi.
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *