SON DAKİKA

İBB okul öncesi bu tedbirleri aldı

Belediye, Eğitim, İstanbul, İstanbul, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Marmara

İstanbul plajlarından 12 bin 444 metreküp çöp toplandı

Belediye, Güncel, İstanbul, İstanbul, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Marmara

‘Okul Kantinleri Anne Mutfağı Gibi Olacak’

Adapazarı, Eğitim, Marmara, Sakarya, Sakarya

Maltepe Park ve ADAKULE açılıyor

Adapazarı, Akyazı, Arifiye, Belediye, Erenler, Geyve, Güncel, Hendek, Karasu, Kaynarca, Kocaali, Marmara, Pamukova, Sakarya, Sakarya, Sakarya, Sakarya Büyükşehir Belediyesi, Sapanca, Serdivan, Söğütlü, Taraklı

Karamehmet ‘Hepimiz Korkuyoruz’

Bu haber 18 Ağustos 2018 - 18:55 'de eklendi ve 172 kez görüntülendi.

Malum Türkiye deprem kuşağında yer alan bir ülke ve büyük-yıkıcı depremler yüzünden çoğumuz yüreğimiz ağzımızda, korkuyla yaşıyoruz. Nefes koçluğu sisteminin yaratıcısı Nefes Uzmanı Nevşah F. Karamehmet, 17 Ağustos Gölcük depreminin 19. yılına özel yaptığı açıklamada deprem, göçük altında ve kapalı alanda kalma korkusu ve doğal nefes ilişkisini anlattı…

Nefes Uzmanı Nevşah F. Karamehmet, “Disfonksiyonel nefes alışkanlıkları nasıl oluşuyor? Kendiliğinden mi yoksa yaşamımızda yaşadıklarımız mı sebep?” sorusuna “Elbette kendiliğinden oluşmuyor. Disfonksiyonel nefes alışkanlıkları ’öğrenilmiş davranış biçimleri’dir, bizimle ya da bizsiz öğrenilebilirler. Ancak mutlaka öğrenilirler ve ortamda mutlaka bunun olmasına neden olan bir tetikleyici olmalı.” cevabını veriyor.

Nefes Bilimleri Üniversitesi’nde davranış bilimcilerden oluşan dev bir kadro ile çalışan Nefes Uzmanı Nevşah Fidan Karamehmet, nefes alışkanlıklarının da basit, disfonksiyonel bir davranış biçimi oluşunun nefes koçları ve kendisinin işini hem kolaylaştırdığı hem de zorlaştırdığını söylüyor. Nedenini de şöyle açıklıyor:

“Örneğin stres tarafından tetiklenen bir nefes alışkanlığınız varsa ve bu disfonksiyonel ise yani solunum kimyasal ekseninizi bozuyorsa size bilinçsiz bir şekilde stresi iyileştirici, tetikleyiciyi, ortadan kaldırıcı nefes teknikler öğretmek yerine size tetikleyici olan unsuru ortadan kaldırmadan, nefes alışkanlığınızı iyileştirici bir yol sunuyoruz ve bu biraz uzun sürebiliyor.

Örneğin sıcak havalarda veya deprem korkusu ile tetiklenen bir disfonksiyonel nefes alışkanlığınız varsa, öğrenilmiş, solunum kimyanıza zarar veren, böylelikle yaşadığınız sağlık problemlerinin birçoğunun sebebi olabilecek, havayı soğutmak veya deprem korkunuzu yenmeye çalışmak, biz nefes uzmanlarına göre göre saçma ve işe yaramayacak yollar. Neden? Çünkü deprem korkunuzun, yükseklik korkunuzun, ölüm korkunuzun üstünde çalışmak yerine korku anında tetiklenen ve sizin içinizin daralmasına, belki tansiyonunuzun düşmesine, bulanık görmenize, panik atak yaşamanıza neden olan disfonksiyonel nefes alışkanlığını, yani tetikleyici unsura verdiğiniz ’tepkiyi’ ortadan kaldırmak daha doğru ve kesin bir çözüm.

HEPİMİZ KORKUYORUZ. İNSANOĞLU KORKAR. BU ONUN DOĞASINDA VAR. O nedenle bana göre korkulardan özgürleşme çalışmaları, korkmamaya çalışmak, korkudan, egodan, insanlığımızdan, özgürleşmeye çalışmak, bunların hepsi boşa çaba! Eğer sizi bütünsel olarak, yani psikolojik ve fizyolojik olarak da sağlıklı bir insana dönüştürmek istiyorsak, korktuğunuzda tetiklenen disfonksiyonel nefes alışkanlığınızı, korkuya karşı ürettiğiniz tepkiyi yenmemiz gerekiyor.

ÖZGÜRCE KORKABİLEN İNSAN SAĞLIKLIDIR. İnsanlar korkudan korktukları için bir takım semptomlar yaşıyorlar. Örneğin deprem korkusu. Benim de deprem korkum var. Herkes korkar depremden! Ölmekten de. Korkmuyorum diyen ise bambaşka bir rüya alemindedir, o kafa yapısı bence psikiyatrik daha ciddi bir tedavi gerektirir. Deprem korkusu, ölüm korkusu veya saldırılma korkusu olmayan insan yoktur, bu korkular ile başa çıkabilen ve başa çıkamayan insanlar vardır. İşte tam bu noktada biz nefes uzmanları ile koçlar devreye girer, çünkü bir duygu ile fiziksel dünyada var olan bir durumla başa çıkamamanızın sebebi o duruma karşı gösterdiğiniz aşırı tepki ve o durumdan tetiklenen disfonksiyonel alışkanlıklarınızdır. Bu alışkanlıkların başında nefes alışkanlıkları gelir. Alışkanlıklarınız değiştiği zaman gösterdiğiniz tepki de ortadan kalkar. Böylece korkarsınız ama panik atak, depresyon, endişe, el ayak titremesi, duyu kaybı gibi abartılı durumlar yaşamazsınız.”

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.