İstanbul
Açık
23°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Marmara Basın Yaşam 'Şehirler tüketim mekânı ve otel oldu'

'Şehirler tüketim mekânı ve otel oldu'

Aralık Kültür Sanat Etkinlikleri OSM’de ki Şehirdeki İnsan İnsandaki Şehir adlı konferans ile devam etti. 
SAKARYA Sakarya Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen Aralık Kültür Sanat Etkinlikleri devam ediyor. Ofis Sanat Merkezi’nde gerçekleşen ‘Şehirdeki İnsan İnsandaki Şehir’ isimli konferansa Prof. Dr. Celaleddin Çelik konuşmacı olarak katıldı. Programa Kültür ve Sanat Şube Müdürü Adem Turan ve çok sayıda sanatsever katıldı. Tarihi şehirler daha önemli Prof. Dr. Celaleddin Çelik, “Her şehrin dışarıdan cezbedici bir havası bulunmaktadır. Gelen insanlar için keşfedilmesi gereken yönleri bulunuyor. İçinde yaşayan insanlar için şehirler orijinalliğini yitirebiliyor. Bu yüzden burada yaşayan insanlar gözlerini dışarıdaki şehirlere diker. Tarihi arka planı geniş şehirlerde doğup büyüyen insanlar şehirleri daha çok benimseyebiliyorlar. İnsanların bir şehirle bağ kurma oraya ait olma konusunda bugün öyle bir evreye girdik ki artık tarihi şehirler de eskisi kadar içinde yaşayanlara o güçlü bağları sunuyor mu sunmuyor mu tartışılır bir hale geldi. Modernleşmeyle birlikte şehirlerin birbirinin benzeri bir hale geldiği dünyaya doğuyor insanlar.  Özellikle küreselleşme çağında yaşadığımız bugünkü dünyada şehirlerarasında ki farklılıklar giderek azalıyor” ifadelerine yer verdi. Şehirler tüketim mekânı ve otel oldu Açıklamalarına devam eden Çelik, “Bir şehrin mensubu olmak o şehrin tarihi, kültürünü iyi bilmeyi mümkün kılmıyor. Çünkü şehirler, bir kimlik mekânı olmaktan çok bugün kabul edilen bir tanıma göre bir tüketim mekânı, hatta bazen öyle bir noktaya geliyor ki bir otel gibi algılanıyor. Geçmişin kimlik veren, aidiyet sunan verileri yerine bugünün daha çok tüketim ve günlük hayat sarmalında yaşanan şehirleri arasında gerçekten ciddi farklılıklar olduğunu görüyoruz. Şehir ve insan arasında ki ilişki ise şehri nasıl tanımladığımıza bağlıdır. Türkiye’de şehir üzerine çok güzel çalışmalar yapmış bir isim olan Turgut Cansever’in güzel bir şehir tanımı var. Şöyle diyor; Şehir, ahlakın ve tefekkürün geliştiği en üst düzeyde varlığın anlamını tamamladığı bir yerdir” sözlerine yer verdi. Mahremiyet ve mimari Çelik, “Bizim mimarimizde, bizim şehir tasavvurumuzda şehirlerimize de yansımış bir özellik bulunuyor. Mahremiyet düşüncesinin temelinde insan ve insan ilişkisi yani kişilerarası ilişkilerin belirli bir nizam ve anlayışa göre tanımlanmasından kaynaklanan bir şey. İnsanın varlık anlayışının dayandığı bir felsefeye bir anlama dayalıdır bu. Mimari, sadece insanın ihtiyaçlarını karşılamak için değildir. Mimari, birlikte yaşadığı insanların duruşu, kültürü ve o aidiyeti korumak için yapılan bir şeydi. Bu anlamda düşündüğümüzde geçmiş sadece sorgulamak için yaptığımız bir davranış oluyor” dedi.
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *