İstanbul
Parçalı bulutlu
23°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Restoranlarda Hayatta Kalma Rehberi

YAYINLAMA:

Dışarıda yemek yemek ne büyük keyif, değil mi? Güzel bir restoran, hoş bir atmosfer, taze demlenmiş kahve kokusu... Ama tüm bu romantik tabloyu yok eden bir şeyler var: “Islak ve kokan bezler, her yere dokunan eldivenler” sahnesi!

İşte size mikrop festivali: Kokan bezler.

Evet, bahsettiğim şey tam olarak çalışanların ellerindeki o meşhur bez. Masaları silmek için kullandıkları, ama aynı zamanda bakteri taşımacılığında master yapmış bez… 

Üzerinden ne geçtiğini tahmin bile etmek istemeyeceğiniz bu bez, sabah çıktığı temiz macerasına akşamüstü bir mikrop yumağı olarak devam ediyor. Gözle görülmeyen düşmanları masadan masaya taşırken sanat icra eder gibi dolaşıyor.

Hijyen mi? Yoksa mikrop maratonu mu?

Kokan bez, masaları temizlemek yerine mikrop paylaşıyor. Her masa o bezle silinirken adeta "Bulaşan bakterinin festival alanına hoş geldiniz!" anonsu yapılıyor. Tek kullanımlık bezler mi? O da ne? 

Hâlbuki bu işin basit bir çözümü var: Tek kullanımlık bezlerle temizlik. Ama nedense bu fikir henüz bazı işletmelerin sınırlarından içeri girmemiş.

Biraz akademik bilgi verelim ki yazının ciddiyeti artsın:
Araştırmalara göre, yüzey temizliğinde kullanılan bezler kısa süre içinde bakterilerin en sevdiği habitatlardan birine dönüşüyor. E.coli, Salmonella gibi bakteriler, bu bezler sayesinde masadan masaya VIP yolculuk yapıyor. Aman ne hoş!

Eldivenleri de unutmamak lazım. Bir eldivenle dünyayı gezen şanslı bakteriler var.

Eldiven taktığında süper steril bir kahramana dönüştüğünü zanneden çalışanlar… Ah, o büyük yanılgı! Eldivenle ellerini koruyorlar, evet. Peki ya sizin yemeğiniz ne durumda?
Çalışanların eldivenli elleriyle dokunmadıkları yer kalmıyor: Para, masa, kapı kolu, pos cihazı, sizin çatalınız… Eldiven her yere bulaşırken, bakteriler “Bedava taşımacılık mı? Bu fırsat kaçmaz!” diye tezahürat yapıyor.

Eldiven, doğru kullanılmadığında tehlikenin ta kendisidir. Bir eldivenle saatlerce hizmet vermek, hijyen kurallarına atılan en büyük çelmedir.

Peki ne yapmalı?

  • Tek kullanımlık bezler artık lüks değil, zorunluluk olmalı. 
  • Eldiven kullanımını minimuma indirmeli; eldiven yerine doğru el yıkama alışkanlığı edindirilmeli. Su ve sabun, bu işin kahramanıdır.
  • Personel hijyen eğitimi olmazsa olmazınız! Eldivenin her derde deva olmadığını öğretmek gerekiyor.
  • Dezenfektanlı solüsyonlarla temizlik standart olmalı. Masalar sadece görünürde değil, gerçekten temizlenmeli.


İşletmeciler unutmamalıdır ki hijyen, dekorasyondan daha önemlidir. 

Duvara astığınız sanatsal tablolar, mikrop dolu bir masanın yanında ne yazık ki anlamını yitiriyor.

Sağlıkla, temizlikle kalın..

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *